Aile Mahkemesi Görevleri Hangi Davalara Bakar? | Hukuki İnceleme

Aile Mahkemesi Görevleri Hangi Davalara Bakar? | Hukuki İnceleme

Aile Mahkemesi Görevleri Hangi Davalara Bakar? | Hukuki İnceleme

Aile mahkemesi görevleri, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ile net çizgilerle belirlenmiştir. Hukuk sistemimizde "ihtisas mahkemesi" sıfatını taşır. Türk Medeni Kanunu’nun İkinci Kitabı olan "Aile Hukuku" başlığı altındaki uyuşmazlıklar, bu mahkemelerin temel çalışma alanını kapsar. Toplumun en küçük yapı taşı aileyi ilgilendiren her türlü hukuki çekişme, uzman hakimler ve pedagoglar eşliğinde burada çözüme kavuşur. Hukuki süreçlerin doğru yönetilmesi hak kayıplarını engeller.

Aile Mahkemesi Hangi Davalara Bakar?

Hukukumuzda aile mahkemesi görev alanı, oldukça geniş bir yelpazeye yayılır. Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 118 ile 395 arasında yer alan konular, doğrudan bu mahkemenin yetkisindedir. Aile hukukundan doğan dava ve işler, ihtisas gerektirir. Mahkeme, sadece eşler arasındaki sorunları değil, çocukların durumu, vesayet makamı ile ilgili işlemler ve ailenin korunmasına dair tedbirleri inceler.

Aile mahkemesinin baktığı başlıca davalar şunlardır:

  • Boşanma davaları: Çekişmeli ve anlaşmalı boşanma süreçleri.
  • Nafaka davaları: Tedbir, iştirak, yoksulluk ve yardım nafakası talepleri.
  • Velayet davaları: Velayetin değiştirilmesi, kaldırılması veya düzenlenmesi.
  • Mal rejimi tasfiyesi: Evlilik birliği içerisinde edinilen malların paylaşımı.
  • Soybağı davaları: Nesebin reddi, babalık davası, tanıma ve soybağının düzeltilmesi.
  • Evlat edinme: Evlat edinme izni ve evlatlık ilişkisinin kaldırılması.
  • Nişan bozulması: Nişanın bozulmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile hediyelerin iadesi.
  • Ailenin korunması: 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma ve uzaklaştırma tedbirleri.

Boşanma Davaları ve Hukuki Süreç

Boşanma, evlilik birliğinin mahkeme kararıyla sona ermesidir. Aile mahkemesi görevleri arasında en yoğun mesaiyi boşanma dosyaları oluşturur. TMK madde 166 ve devamı maddelerinde düzenlenen boşanma sebepleri; zina, hayata kast, pek fena veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelden sarsılması şeklinde sıralanır.

Hakim, boşanma kararını verirken tarafların kusur oranlarını titizlikle inceler. Kusur tespiti, tazminat ve nafaka yükümlülüklerini doğrudan belirler. Anlaşmalı boşanmalarda taraflar protokol hazırlar; hakim bu protokolü onaylar. Çekişmeli boşanmalarda ise tanık beyanları, bilirkişi raporları, ekonomik durum araştırmaları ve diğer deliller hükme esas teşkil eder. Sürecin sağlıklı yürümesi adına detaylı bilgi almanız yararınıza olur.

Velayet ve kişisel ilişki kurulması

Velayet, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması hakkını kapsar. Boşanma veya ayrılık durumunda hakim, velayeti eşlerden birine verir. Bu kararda "çocuğun üstün yararı" ilkesi gözetilir. Çocuğun yaşı, eğitimi, psikolojik durumu ve ebeveyn ile ilişkisi belirleyici kriterlerdir. Aile mahkemesi, velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında şahsi ilişki tesis eder.

Nafaka türleri ve belirlenmesi

Ekonomik gücü zayıf olan tarafı ve çocukları korumayı amaçlayan nafaka, mahkemenin hassas olduğu konulardan biridir. Dava sürerken "tedbir nafakası", dava bittikten sonra eş için "yoksulluk nafakası", çocuklar için "iştirak nafakası" hüküm altına alınır. Nafaka miktarı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre tayin edilir.

Mal Rejimi Davaları ve Katkı Payı Alacağı

Eşler arasındaki mal paylaşımı, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava konusu olur. Türk hukukunda yasal mal rejimi, "edinilmiş mallara katılma rejimi"dir. 2002 sonrası evliliklerde, evlilik süresince edinilen mallar yarı yarıya paylaşılır. Aile mahkemesi, mal rejiminin tasfiyesi sırasında "katılma alacağı", "değer artış payı" ve "katkı payı" hesaplamalarını yapar. Bu hesaplamalar teknik bilgi ve bilirkişi incelemesi ister. Hak kaybına uğramamak adına detaylı bilgi alarak hareket etmeniz yerinde olacaktır.

6284 Sayılı Kanun ve Koruma Tedbirleri

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, aile mahkemelerine acil tedbir alma yetkisi tanır. Şiddet mağduru veya şiddet görme riski altındaki kişiler, mahkemeye başvurarak koruma talep eder. Hakim, şiddet uygulayanın evden uzaklaştırılmasına, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine, silahını teslim etmesine hükmeder. Bu kararlar gecikmeksizin verilir ve kolluk kuvvetleri aracılığıyla uygulanır.

Soybağı ve babalık davaları

Çocuk ile baba arasındaki hukuki bağın kurulması veya reddedilmesi, kamu düzenini ilgilendirir. Aile mahkemesi hakimi, DNA testleri ve Adli Tıp Kurumu raporları ışığında soybağı davalarını karara bağlar. Nesebin reddi davasını, biyolojik baba olmadığını iddia eden koca veya çocuk açar. Babalık davası ise, evlilik dışı doğan çocuğun babası ile hukuki bağ kurmasını hedefler.

Nişanlılık ve Nişanın Bozulması Davaları

Nişanlanma, evlenme vaadiyle gerçekleşen hukuki bir işlemdir. Nişanın haklı bir sebep olmaksızın bozulması veya taraflardan birinin kusuruyla son bulması tazminat sorumluluğu doğurur. Maddi tazminat, nişan için yapılan masrafları kapsar. Manevi tazminat ise duyulan üzüntü ve itibar kaybını telafi eder. Nişan hediyelerinin (takılar vb.) iadesi de aile mahkemesi görevleri dahilindedir.

Aile Mahkemesi Yargılama Usulü

Aile mahkemelerinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümleri uygulanır. Yazılı yargılama usulü geçerlidir. Davacı, dava dilekçesi ile süreci başlatır. Davalı, cevap dilekçesi sunar. Dilekçeler aşamasının ardından ön inceleme duruşması yapılır. Hakim, bu duruşmada uyuşmazlık noktalarını tespit eder ve tarafları sulhe teşvik eder. Tahkikat aşamasında deliller toplanır, tanıklar dinlenir.

Uzman pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacılar, aile mahkemelerinde görev yapar. Özellikle velayet davalarında, uzmanlar çocukla ve ebeveynlerle görüşerek sosyal inceleme raporu hazırlar. Hakim, kararını verirken bu raporları dikkate alır.

Aile mahkemesi olmayan yerlerde görevli mahkeme

Her ilçe merkezinde müstakil bir aile mahkemesi bulunmaz. Aile mahkemesinin kurulmadığı yerlerde, bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesi davalara bakar. Dava dilekçesinde mahkemenin "Aile Mahkemesi Sıfatıyla" görev yaptığı mutlaka vurgulanır.

Aile Hukukunda Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

Hukuki süreçlerde süreler hayati nitelik taşır. Boşanma davasından sonra açılacak mal rejimi davası 10 yıllık, maddi ve manevi tazminat davaları 1 yıllık zamanaşımına tabidir. Nesebin reddi davasında, babanın çocuğu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde dava açması gerekir. Sürelerin kaçırılması, hakkın kaybolmasına yol açar. Bu karmaşık süre takibi konusunda detaylı bilgi alabilirsiniz.

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının, o ülke mahkemelerinden aldıkları boşanma kararları Türkiye'de doğrudan geçerli olmaz. Kararın Türkiye'de hüküm ifade etmesi, "Tanıma ve Tenfiz" davası ile mümkündür. Aile mahkemesi, yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığını ve savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığını denetler. Şartlar oluşmuşsa, yabancı karar Türkiye'de tescil edilir.

İddet müddetinin kaldırılması

Boşanan kadının yeniden evlenebilmesi için kanun, 300 günlük bekleme süresi (iddet müddeti) öngörür. Bu süre, soybağı karışıklığını önlemeyi amaçlar. Kadının hamile olmadığını doktor raporuyla belgelemesi halinde, aile mahkemesi bu süreyi kaldırır.

Aile konutu şerhi konulması

Eşlerin birlikte yaşadığı konut, "aile konutu" statüsündedir. Eşlerden biri, diğerinin rızası olmadan aile konutunu satamaz, kiralayamaz veya üzerindeki hakları sınırlayamaz. Tapu kütüğüne aile konutu şerhi koydurmak için malik olmayan eş, aile mahkemesine veya tapu müdürlüğüne başvurur. Bu koruma, ailenin barınma hakkını güvence altına alır.

Türk hukuk sisteminde aile birliğinin korunması, anayasal bir güvencedir. Aile mahkemesi görevleri, bu güvencenin sahada uygulanmasını sağlar. Boşanma, velayet, mal paylaşımı gibi teknik detaylar ve usul kuralları, uzmanlık gerektirir. Hatalı bir dilekçe veya kaçırılan bir süre, telafisi güç zararlar doğurur. Hukuki menfaatinizi korumak adına uzman desteği almanız en doğru adımdır.