Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır?

Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır?

Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır?

Değer kaybı davası nasıl açılır sorusu, trafik kazası mağdurlarının zihnini kurcalayan mühim konulardandır. Beklenmedik anlarda yaşanan kazalar, fiziksel zararların haricinde ciddi maddi hasarlara yol açar. Hasar gören vasıtalar, profesyonel servislerde en kaliteli parçalarla tamir işlemi görebilir. Buna rağmen taşıtların ikinci el piyasa rayicinde bariz düşüşler meydana gelir. Onarım gören vasıta, kaza öncesindeki kusursuz formuna dönebilir. Ancak Tramer sistemine işlenen kaza kaydı, alıcıların gözünde vasıtanın ekonomik ederi üzerinde baskı kurar. İkinci el piyasasında, değişen veya boyanan parçaları bulunan taşıtlar her daim daha düşük bedellerle el değiştirir. Yaşanan bu haksız finansal zararın telafisi, kanuni yollara müracaat edilmesine bağlıdır. Mağduriyet yaşayan kişiler, kusurlu taraftan veya sigorta şirketlerinden zararlarının tazminini talep edebilir. Hukuki mekanizmalar, hak kayıplarını önlemek adına titiz bir çalışma yürütülmesini mecbur kılar. Hakkın eksiksiz alınabilmesi, yasal mevzuatın doğru işletilmesinden geçer. Türk Borçlar Kanunu, haksız eylem neticesinde zarara uğrayan kişinin malvarlığındaki eksilmenin giderilmesini emreder. Böylece kimsenin bir başkasının kusuru yüzünden fakirleşmesinin önüne geçilir.

Araç Kıymet Düşüklüğü Taleplerinde Şartlar Nelerdir?

Mağduriyetin giderilmesi maksadıyla resmi mercilere başvurabilmek, birtakım yasal koşulların yerine getirilmesine bağlıdır. İlk etapta kazanın niteliği büyük yer tutar. Çift taraflı veya çok taraflı kazaların yaşanması aranır. Tek taraflı kazalarda, bariyerlere çarpma veya yoldan çıkma gibi durumlarda, karşı taraftan tazminat talebinde bulunulamaz. Kazanın yaşanmasında yüzde yüz kusurlu sayılan sürücüler, kendi taşıtlarındaki kıymet düşüklüğünü isteme hakkından yoksundur. Kusur dağılımı, haklılığı tayin eden en kritik unsurdur. Tamamen kusursuz veya tali kusurlu sayılan sürücüler, hak arayışına rahatlıkla girebilir. Onarım gören parçaların, daha önceki kazalarda hiç hasar almamış, fabrikasyon yapısını koruyan parçalar durumunda bulunması aranır. Daha önceden işlem görmüş bir parçanın tekrar hasar alması durumunda, o parça üzerinden yeni bir miktar talep edilemez. Vasıtanın hurda belgesi almamış veya pert statüsüne geçmemiş durumunda bulunması gözetilir. Tam hasarlı taşıtlar piyasa rayicini tamamen yitirir. Kaza tutanaklarının doğru tutulması, kolluk kuvvetlerinin olay yerine çağrılması ve alkol testlerinin yapılması mühimdir. Trafik levhalarına uyum, hız sınırlarına riayet ve geçiş üstünlüğü kuralları baz alınır. Vasıtanın model yılı, piyasa şartlarındaki karşılığı ve kaza geçmişi tüm hatlarıyla incelenir. Bütün koşullar yerine getirildiğinde, mağdur taraf kanuni prosedürleri başlatabilir.

Hukuki Sürece Başvururken İzlenecek Aşamalar

Hakkını aramak isteyen mağdurların izleyeceği prosedürler zinciri, sistemli bir ilerleyişi zorunlu kılar. İlk hamle, kazaya karışan karşı tarafın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası şirketine yazılı bildirim yapılmasıdır. Kanunlar, resmi makamlara gitmeden evvel sigorta şirketine müracaat edilmesini emreder. Dilekçe ekinde kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, ekspertiz raporu ve ruhsat fotokopisi gibi evraklar yer alır. Sigorta şirketinin bu müracaata cevap vermesi gayesiyle yasal süresi on beş gündür. On beş günlük süre zarfında şirketten herhangi bir yanıt alınamazsa uyuşmazlık resmi boyut kazanır. Şirketin teklif ettiği miktar gerçek zararı karşılamaktan uzak kalırsa da aynı yol izlenir. Şirketin yetersiz ödeme yapması ihtimalinde, bakiye kalan kısım için tahkim yoluna gidilir. Şirketlerin talep ettiği matbu formların eksiksiz doldurulması şarttır. Müracaat esnasında ibraz edilecek IBAN bilgilerinin mağdur ruhsat sahibine ait bulunması istenir. Müracaat işlemlerinin hatasız yürütülmesi elzemdir. İşlemleri hatasız yürütmek ve daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz. Profesyonel destek, muhtemel ret kararlarının önüne geçer.

Sigorta tahkim komisyonu işleyişi nasıl yürütülür?

Hızlı ve az masraflı bir çözüm arayanlar, tahkim alternatifine yönelir. Kurum, sigorta şirketleri ile vasıta sahipleri arasındaki uyuşmazlıkları çözer. Evrakların eksiksiz bir biçimde kuruma teslim edilmesinin ardından dosya, bağımsız sigorta hakemlerine tevdi edilir. Hakemler, dosya üzerinden inceleme yaparak en geç dört ay içerisinde nihai kararı verir. Uyuşmazlık miktarının belli bir sınırın altında kalması durumunda hakem kararları kesindir. İtiraz hakkı tanıyan tutarlarda, kurum bünyesindeki itiraz hakem heyetine müracaat edilir. Sürecin kağıt üzerinden yürümesi, duruşma gibi zaman alan prosedürleri ortadan kaldırır. Islak imzalı dilekçe ve fiziki delillerin kuruma ulaştırılmasıyla süreç aktif hale gelir. Bilirkişi raporlarının yetersiz görüldüğü durumlarda, hakemler yeni bir inceleme isteyebilir.

Asliye ticaret mahkemesinde dava süreci

Uyuşmazlığın tahkimde çözülemediği veya doğrudan mahkeme yolunun tercih edildiği hallerde, asliye ticaret mahkemeleri görevlendirilir. Davanın açılacağı yer, kazanın yaşandığı yer mahkemesi şeklinde belirlenebilir. Davalı sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi de seçilebilir. Dava dilekçesinin hazırlanması, delillerin mahkemeye sunulması titiz bir çalışmaya ihtiyaç duyar. Mahkeme, iddiaların doğruluğunu kanıtlamak maksadıyla dosyayı bilirkişiye gönderir. Makine mühendisleri veya otomotiv uzmanlarından kurulu bilirkişi heyeti, piyasa koşullarını baz alarak bir rapor yazar. Rapor sonucuna göre mahkeme hakimi, tazminat miktarını karara bağlar. Yargılama süreci oldukça uzun aylara yayılabilir. Sabırlı davranmak ve adımları planlı atmak lazımdır.

Kusur Oranının Tespit Edilmesi ve İtiraz Yolları

Maddi kayıpların tazmininde, kaza tespit tutanağında yazılı kusur oranı doğrudan belirleyicidir. Tazminat miktarı, karşı tarafın kusuru oranında hesaplanır. Karşı taraf yüzde yetmiş beş oranında kusurlu bulunduğunda, hesaplanan kaybın sadece yüzde yetmiş beşlik kısmı tahsil edilir. Kendi kusurunuza denk gelen kısım, zarar sıfatıyla üzerinizde kalır. Kusur oranlarına itiraz hakkı yasalarla güvence altına alınmıştır. Mahkeme veya hakem heyeti aşamasında alınacak yeni bir adli tıp uzmanı raporu, polis veya jandarma tarafından tutulan ilk tutanaktaki dağılımı değiştirebilir. Hatalı belirlenen dağılımların düzeltilmesi, alınacak tazminat tutarını maksimize eder. Daha adil bir dağılım çıkmasına imkan tanır. Dosyanızdaki kusur durumunu tetkik etmek ve daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.

Bağımsız Ekspertiz Raporu Nereden Alınır?

Zarar miktarının somutlaştırılması, bağımsız eksperler tarafından hazırlanan ekspertiz raporu evraklarına dayanır. Sadece sözlü iddialar veya tamirci faturaları, hukuki uyuşmazlıklarda yeterli kanıt sayılmaz. Sigorta şirketine müracaat edilmeden önce alanında lisanslı bir eksperden görüş alınması, talebin ciddiyetini artırır. Eksper, araç değer kaybı hesaplama yöntemlerini merkeze alarak objektif bir çalışma yürütür. Vasıtanın kaza anındaki yaşı, kaza anındaki kilometresi, hasar gören bölgelerin niteliği ve piyasa bilinirliği gibi kriterler hesaplamanın merkezinde yer bulur. Piyasada rağbet gören, ikinci el satışı hızlı markaların taşıtlarında yaşanan ufak tefek hasarlar bile ciddi bedel düşüşlerine yol açar. Plastik tamponlarda veya vidalı tak-çıkar parçalarda yaşanan onarımlar, kayıp bedeline dahil edilmez. Çelik kaporta aksamında, direklerde, tavanda veya şaside meydana gelen ezilme, kaynak ve boya işlemleri en yüksek zararı doğurur.

Yasal Başvurularda Zaman Aşımı Süresi Ne Kadardır?

Hukuki taleplerin iletilmesinde kanunların belirlediği zaman sınırlarına riayet edilmesi mecburi tutulmuştur. Kazanın yaşandığı tarihten itibaren tam iki yıllık süre zarfında yasal işlemlerin başlatılması lazımdır. İki yıllık süre dolduktan sonra yapılacak başvurular, karşı tarafın zaman aşımı itirazı ile doğrudan reddedilir. Bu zaman kısıtlaması, mağdurların haklarını ararken hızlı ve kararlı davranmalarını mecbur kılar. Kaza tarihi baz alınarak hesaplanan iki yıllık süre, sadece maddi hasarlı kazalarda geçerliliğini korur. Kazada yaralanma veya vefat durumu söz konusuysa, ceza kanunlarında belirtilen uzamış zaman aşımı süreleri tatbik edilir. Zaman sınırlarının kaçırılması, haklı bir davada dahi tüm kazanımların kaybedilmesine zemin hazırlar.

Ticari Araçlarda Kazanç Kaybı Talepleri Nasıl İlerler?

Şirket filolarına kayıtlı taşıtlar, kiralama şirketlerine ait vasıtalar veya ticari taksiler, trafikte normal binek vasıtalara kıyasla çok daha fazla zaman geçirir. Ticari nitelik taşıyan bu vasıtaların kaza sonrasında onarım görmesi, işletme sahipleri açısından çifte maddi külfet doğurur. Birinci kalem, taşıtın piyasa rayicindeki mutlak düşüştür. İkinci kalem, taşıtın yetkili veya özel serviste tamir edildiği süre boyunca ticari faaliyetlerden uzak kalmasıdır. Şahsi binek vasıtalarda kazanç kaybı talebi gündeme gelmez. Ticari vasıtalarda mahrumiyet bedeli doğrudan kusurlu tarafın kendisinden istenir. Sigorta poliçeleri sadece maddi hasarı ve kıymet düşüklüğünü güvence altına alır. Ticari gelir kayıpları teminat dışında bırakılır. Mahrum kalınan gün sayısı tespit edilir ve emsal kiralama bedelleri üzerinden günlük bir tutar belirlenir. Hususi alacakların tahsili amacıyla icra dairelerinde veya mahkemelerde ayrı süreçlerin işletilmesi lazımdır.

İkinci El Piyasasında Hasar Kaydının Yarattığı Zafiyet

Tramer sistemine yansıyan kaza kayıtları, ülkemizdeki ikinci el taşıt piyasasında alım satım rakamlarını tayin eden en bariz unsurlar arasında yer bulur. Alıcılar, vasıtanın mekanik kondisyonundan ziyade sorgulamada çıkan rakamlara odaklanır. Boyalı, değişenli veya yüksek hasar tutarlı vasıtalar, kusursuz tamir edilseler dahi tüketiciler tarafından şüpheyle karşılanır. Emsallerine göre çok daha düşük fiyatlardan el değiştirir. Meydana gelen bu ekonomik zafiyet, mağdur taraftaki kişinin malvarlığında iradesi dışında bir eksilme yaratır. Yargıtay kararları bu hususu net bir biçimde destekler. Malvarlığındaki bu eksilmenin haksız fiili gerçekleştiren kişi veya kurum tarafından giderilmesini emreder. Adaletin tesisi, kimsenin bir başkasının eylemi neticesinde maddi zarara uğramaması ilkesine dayanır. Sistem, tüm mağduriyetleri telafi etmeye yönelik kurallar barındırır.

Pert Kayıtlı Araçlarda Süreç Nasıl İşler?

Ağır hasar alan ve onarımı ekonomik bulunmayan vasıtalar, sigorta şirketleri tarafından pert statüsüne çıkarılır. Pert kaydı işlenen vasıtaların piyasa rayici tamamen sıfırlanmış kabul edilir. Hukuki mevzuat, tamamen hasara uğrayan mallarda kısmi bir eksilmeden bahsedilemeyeceğini hükme bağlar. Vasıtanın kaza öncesindeki ikinci el piyasa bedeli ile hurda bedeli arasındaki fark hesaplanır. Sigorta şirketi, poliçe limitleri dahilinde bu farkı ruhsat sahibine öder. Ödeme işleminin ardından vasıta, hurda belgeli çekme belgesiyle trafikten men edilir. Parça parça satışı veya onarılarak tekrar trafiğe çıkarılması gibi seçenekler gündeme gelebilir. Ancak bu işlemler, kıymet düşüklüğü taleplerinin konusunu teşkil etmez. Pert statüsündeki uyuşmazlıklar, sigorta şirketinin teklif ettiği rayiç bedelin düşüklüğünden kaynaklanır. Şirketler, piyasa gerçeklerinden uzak, düşük rakamlar teklif edebilir. Teklif edilen düşük rakamların kabul edilmemesi, hakkın aranmasında mühimdir. Piyasa araştırması yapılarak, aynı model ve kilometredeki vasıtaların kaza tarihindeki emsal satış ilanları delil dosyasına eklenir. Hakem heyeti veya mahkeme, sunulan deliller ışığında gerçek rayiç bedeli tespit eder. Eksik ödenen kısımlar faiziyle beraber tahsil edilir.

Yabancı Plakalı Araçlarla Karışılan Kazalarda Ne Yapılır?

Sınır kapılarından geçiş yapan veya ülkemizde geçici süreyle bulunan yabancı plakalı taşıtlarla yaşanan kazalar, prosedür bakımından ayrı bir titizlik ister. Yabancı taşıtların Türkiye sınırları içerisinde geçerli Yeşil Kart sigortaları bulunur. Bahsi geçen sigorta poliçeleri, yurtiçi kazalardaki teminatları karşılar niteliktedir. Yeşil Kart bürosuna yapılacak müracaatlar üzerinden zararın tazmini yoluna gidilir. İşlemlerin uluslararası yazışmaları barındırması sebebiyle bekleme süreleri uzayabilir. Evrakların yeminli tercümanlar aracılığıyla çevrilmesi istenebilir. Yabancı sürücülerin kusurlu bulunduğu durumlarda, poliçe limitleri dahilinde tahsilat işlemleri yürütülür. Doğru adımları atmak ve prosedüre dair daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.