Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer sorusu, evlilik birliğini sonlandırma kararı alan eşlerin zihnini en çok meşgul eden hukuki meselelerin başında gelir. Türk Medeni Kanunu hükümleri doğrultusunda yürütülen bu davalar, tarafların nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi konularda uzlaşamaması durumunda açılır. Yargılama makamlarının dosya yükü, delillerin toplanma hızı ve hukuki prosedürlerin işleyiş biçimi, davanın neticelenme zamanını doğrudan değiştirir. Adalet Bakanlığı tarafından hedeflenen süreler bulunsa dahi, her dosyanın kendi iç dinamikleri mahkemenin nihai karara varma takvimini tayin eder. Bu zorlu hukuki periyotta hak kaybına uğramamak adına, alanında yetkin bir boşanma avukatı vasıtasıyla adli makamlardaki işlemlerin takip edilmesi tavsiye edilir.

Çekişmeli Boşanma Dosyalarında Yargılama Aşamaları

Aile mahkemelerinde görülen davalar belirli usul kurallarına tabi tutulur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca yazılı yargılama usulü uygulanır. Dosyanın açılmasından karara bağlanmasına dek geçen zaman dilimi, çeşitli prosedürlere ayrılır. Davanın hızlı neticelenmesi, usul işlemlerinin eksiksiz yürütülmesine bağlıdır.

Dilekçeler aşaması ve zaman çizelgesine etkisi

Davanın ilk adımı dava dilekçesinin mahkemeye teslim edilmesidir. Davacı tarafın dilekçesi, davalı tarafa tebliğ edilir. Davalı tarafın iki haftalık cevap süresi mevcuttur. Ardından davacı, cevaba cevap dilekçesi yazar. Son safhada ise davalının ikinci cevap dilekçesi mahkemeye iletilir. Toplam dört dilekçenin teati edilmesi aylarca sürebilir. Tarafların tebligatları zamanında teslim alması veya yurt dışında ikamet etmesi, mahkeme takvimini doğrudan değiştirir. Mernis adresi bulunmayan kişilere ilanen tebligat yapılması haftalarca gecikmeye yol açar.

Ön inceleme duruşması

Dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra mahkeme, tarafları ön inceleme duruşmasına davet eder. Hâkim, uyuşmazlık konularını tespit eder. Tarafların sulh ihtimali sorgulanır. Uzlaşma kurulamaması durumunda tahkikat aşamasına geçilir. Duruşma günleri, mahkemenin yoğunluğuna göre aylar sonrasına verilebilir. Büyükşehirlerdeki adliyelerde duruşma aralıkları hayli uzundur.

Tahkikat aşaması ve delillerin toplanması

Dosyanın esasını teşkil eden en uzun kısım tahkikat aşamasıdır. Tarafların iddialarını ispat etmesi istenir. Hâkim, bildirilen delilleri toplar. Tanıklar dinlenir, banka kayıtları istenir, telefon sinyal dökümleri talep edilir. Emniyet müdürlüklerine, bankalara veya tapu dairelerine yazılan müzekkerelere cevap gelmesi haftalar alır. Müzekkere cevaplarının gecikmesi, davanın uzamasına yol açan başlıca sebeplerden biridir. Kusur tespiti yapmak adına tüm delillerin eksiksiz biçimde dosyaya girmesi şarttır.

Sözlü yargılama ve hüküm kararı

Tahkikatın bitmesinin ardından taraflara son sözleri sorulur. Sözlü yargılama duruşmasında mahkeme nihai kararını verir. Kararın duruşmada yüzünüze okunması, davanın kesinleştiği anlamına gelmez. Gerekçeli kararın yazılması, bir aydan uzun sürebilir. Gerekçeli karar yazıldıktan sonra taraflara tebliğ edilir. Tarafların karara itiraz etmemesi durumunda karar kesinleşir ve nüfus müdürlüğüne bildirilir.

Türk Medeni Kanunu Doğrultusunda Boşanma Sebepleri

Kanun koyucu, evlilik birliğinin sonlandırılması maksadıyla çeşitli sebepleri düzenlemiştir. Kanundaki maddelere dayanılarak dava açılması mecburidir. Dava dilekçesinde yazılan hukuki nedenler, ispat yükümlülüğünü bütünüyle değiştirir. Hatalı bir hukuki nedene dayanılarak açılan davalar, mahkeme tarafından reddedilir.

Kanunda sayılan özel nedenler

Zina, hayata kast, pek kötü muamele, suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı kanunda sayılan özel sebeplerdir. İddia edilen özel sebebin kanıtlanması durumunda hâkim boşanmaya karar verir. Mutlak boşanma sebebi sayılan bu hallerde, evliliğin çekilmez hale geldiğinin ispatlanmasına ihtiyaç duyulmaz. Bilhassa zinanın ispat edilmesi, mahkemenin karar vermesi için yeterlidir. Kesin delillerin dosyaya ibraz edilmesi, karara varma zamanını kısaltan unsurlardandır.

Şiddetli geçimsizlik hükümleri

Halk arasında şiddetli geçimsizlik şeklinde bilinen bu durum, en yaygın dava türüdür. Eşler arasında sevgi, saygı ve güven bağının kopması durumunda açılır. Şiddet, hakaret, ekonomik baskı, ilgisizlik gibi durumlar bu kapsama girer. Hâkim, tarafların kusur oranlarını tespit eder. Hangi tarafın daha ağır kusurlu bulunduğu, tazminat ve nafaka taleplerinin kaderini belirler. Kusur araştırması son derece teferruatlı bir işlemdir. Tanık beyanları, kusur tespitinde büyük rol oynar.

Mahkeme Takvimini Uzatan Başlıca Faktörler

Dosyanın karara bağlanma takvimi, sabit bir çizelgeye bağlı değildir. Çeşitli etkenler, yargılamanın planlanandan daha uzun sürmesine yol açar. Profesyonel bir yaklaşımla davanın takip edilmesi, gereksiz zaman kayıplarının önüne geçer.

Adres tespiti ve tebligat sorunları

Davanın ilerleyebilmesi adına tarafların dava evraklarından haberdar edilmesi mecburi kurallardandır. Davalının adresinin bilinmemesi, tebligatların iade dönmesine yol açar. Yeni adres araştırması, kolluk kuvvetleri vasıtasıyla yapılır. Tüm araştırmalara rağmen adres bulunamazsa ilanen tebligat yoluna gidilir. Gazetede ilan verilmesi yoluyla yapılan bu tebligat türü, davanın aylar boyu uzamasını mecbur kılar.

Tanık beyanlarının alınması

Tarafların bildirdiği tanıkların duruşmada dinlenmesi şarttır. Şahitlerin duruşmaya katılmaması, mahkemenin zorla getirme kararı çıkarmasına sebebiyet verir. Başka şehirlerde ikamet eden tanıkların dinlenmesi talimat mahkemeleri aracılığıyla yapılır. Talimat mahkemesine yazılan müzekkere, şahidin dinlenmesi ve evrakların geri dönmesi aylar alır.

Bilirkişi ve pedagog raporları

Müşterek çocukların velayeti konusunda karar verilirken, mahkeme uzman görüşüne başvurur. Pedagog, çocuklarla ve anne-babayla görüşmeler yapar. Kapsamlı bir rapor hazırlanarak mahkemeye iletilir. Mal rejiminin tasfiyesi davalarında ise hesaplamalar bilirkişiler tarafından yapılır. Raporların hazırlanması ve dosyaya girmesi, çekişmeli boşanma davası süresi üzerinde söz sahibi unsurlardır. Uzman raporlarına itiraz edilmesi halinde dosya ek rapora gider. Bu durum yargılamayı daha da uzatır.

Dava Devam Ederken Verilen Geçici Önlemler

Tedbir nafakası ve ekonomik güvence

Dava devam ederken eşlerin barınma ve geçinme ihtiyaçları yargıç tarafından gözetilir. Kanun uyarınca, davanın açılmasıyla beraber hâkim re'sen geçici önlemleri alır. Eşlerden birinin maddi yoksulluğa düşmesi muhtemelse, yargılama sonuna kadar geçerliliğini korumak üzere tedbir nafakasına hükmedilir. Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, kolluk kuvvetleri aracılığıyla yapılır. Gelir düzeylerine uygun bir nafaka miktarı belirlenir. Daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.

Çocukların velayeti ve şahsi münasebet

Müşterek çocukların dava süresince kimin yanında kalacağı, mahkemenin alacağı ara kararla belirlenir. Çocukların üstün yararı gözetilerek geçici velayet bir eşe verilir. Diğer eş ile çocuklar arasında kişisel ilişki tesisi kurulur. Belirli gün ve saatlerde çocukların diğer ebeveyni görmesi karara bağlanır. Bu ara kararlara itiraz hakkı mevcuttur. Koşulların değişmesi durumunda tedbir kararları yargılama bitene dek revize edilebilir.

Yabancı Uyruklu Eşin Bulunduğu Dosyalarda Yargılama Takvimi

Eşlerden birinin yabancı ülke vatandaşı sıfatı taşıması veya yurt dışında yaşaması, prosedürleri ağırlaştırır. Uluslararası tebligat işlemleri, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü üzerinden yürütülür.

Uluslararası tebligat kademeleri

Yurt dışına gönderilecek tebligatların yeminli tercümanlar vasıtasıyla o ülkenin diline çevrilmesi lazımdır. Konsolosluklar veya yetkili makamlar aracılığıyla yapılan tebligatların dönüşü bir yılı aşar. Lahey Sözleşmesine taraf ülkelerle yapılan yazışmalar daha sistemli ilerler. Sözleşmeye taraf olmayan ülkelerle diplomatik yollar izlenir. Tüm bu bürokratik işlemler, mahkemenin nihai karara varma tarihini oldukça öteler.

Tanıma ve tenfiz davalarının duruma etkisi

Yabancı mahkemelerde alınmış bir kararın Türkiye sınırları içinde geçerli sayılması maksadıyla tanıma ve tenfiz davası açılır. Türk mahkemelerinde devam eden bir dosya varken, yurt dışında alınan kararın Türkiye'deki dosyaya ibraz edilmesi usul ekonomisine fayda getirir. Yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş bulunması kati kurallardandır.

Davanın Anlaşmalı Formata Dönüşme İhtimali

Çekişmeli devam eden bir dosyanın her aşamasında tarafların uzlaşma hakkı mahfuzdur. Taraflar nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı konularında mutabakata varırsa, mahkemeye bir protokol ileterek davayı anlaşmalı boşanma formatına çevirebilir. Bu hamle, yıllarca sürecek bir davanın tek celsede bitmesini kolaylaştırır. Hâkim, hazırlanan protokolü uygun bulursa tarafları bizzat dinleyerek boşanma kararı verir. Karşılıklı inatlaşmaları bir kenara bırakıp rasyonel kararlar almak, her iki tarafın menfaati icabıdır. Uzlaşma kültürünün pratik hayata girmesi, adliye koridorlarında harcanacak mesaiyi sıfırlar.

Yargılama Sırasında ve Sonrasında Nafaka Türleri

Evliliğin bitişiyle beraber tarafların ekonomik dengeleri sarsılır. Kanun koyucu, zayıf düşecek eşi korumak maksadıyla muhtelif nafaka türleri düzenlemiştir. Hak kayıpları yaşamamak adına bu taleplerin dilekçelerde eksiksiz biçimde yer alması lazımdır.

İştirak nafakası ve çocuğun giderleri

Velayet hakkı kendisine verilmeyen eşin, müşterek çocuğun bakım ve eğitim masraflarına gücü oranında katılması yasal bir mecburiyettir. İştirak nafakası, çocuğun reşit yaşına gelene dek devam eder. Çocuğun ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün ödeme gücü arasında hakkaniyetli bir denge kurulur. Tarafların maddi durumlarında ciddi değişiklikler yaşanması halinde nafakanın artırılması veya azaltılması davası açılabilir.

Yoksulluk nafakası

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır düşmemek koşuluyla diğer eşten süresiz nafaka isteyebilir. Burada kusur tespiti hayati derecede mühimdir. Yoksulluk nafakası talep eden tarafın diğer eşten daha fazla kusurlu bulunması, bu talebin reddedilmesine yol açar. Evlilik birliğinde kadının çalışmaması veya erkeğin işsiz kalması gibi hususlar nafaka miktarını tayin ederken göz önünde tutulur. Asgari ücretle çalışan birinin nafaka ödeyip ödemeyeceği, Yargıtay kararları ışığında şekillenir.

Boşanma Kesinleştikten Sonra Mal Rejiminin Tasfiyesi

Eşlerin evlilik süresince edindiği malların paylaşımı, boşanma davası ile birlikte görülmez. Ayrı bir dava biçiminde açılan mal rejimi tasfiyesi davaları, ancak boşanma kararının kesinleşmesiyle beraber karara bağlanır. Yani mal paylaşımı dosyası, boşanma dosyasının sonucunu bekler.

Edinilmiş mallara katılma rejimi

2002 yılından sonra kurulan evliliklerde yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir. Eşlerin evlilik birliği içinde karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri, yarı yarıya paylaşılır. Evlilik öncesi edinilen mallar veya miras yoluyla kalan mülkler kişisel mal sayılır, paylaşıma dahil edilmez. Bu ayrımın doğru yapılması, haksız zenginleşmelerin önüne geçer.

Değer artış payı ve katkı payı alacakları

Eşlerden birinin diğerinin kişisel malına yaptığı maddi katkılar, değer artış payı davasına konu edilir. Ziynet eşyalarının satılarak arabaya peşinat yapılması, bu duruma uygun bir senaryodur. Mahkeme, katkı oranını hesaplayarak alacak miktarını belirler. İspat yükü, katkıyı yaptığını iddia eden tarafın omuzlarındadır. Dekontlar, banka transferleri ve şahit beyanları alacağın ispatında kilit rol oynar.

Elektronik Delillerin Mahkemeye İbrazı

Gelişen teknolojiyle beraber elektronik yazışmalar, fotoğraflar ve videolar davaların seyrini değiştirir. Whatsapp yazışmaları, SMS kayıtları ve sosyal medya paylaşımları, hukuka uygun elde edildikleri takdirde geçerli delil niteliği taşır.

Hukuka aykırı delillerin durumu

Eşin telefonuna gizlice casus yazılım yüklenmesi veya şifresinin kırılarak hesaplarına girilmesi suç teşkil eder. Bu yöntemlerle elde edilen deliller, mahkeme tarafından hükme esas alınmaz. Zehirli ağacın meyvesi zehirlidir prensibi gereğince, hukuka aykırı delil ibrazı sadece davanın reddine değil, aynı zamanda ceza davası ile yargılanmanıza sebebiyet verir.

İstinaf ve Yargıtay Kanun Yollarının Kararın Kesinleşmesine Etkisi

İlk derece mahkemesinin karar vermesi, hukuki mücadelenin bittiği anlamına gelmeyebilir. Tarafların verilen kararı bir üst mahkemeye taşıma hakkı mevcuttur. Yerel mahkemenin kararı, üst mahkemeler tarafından denetlenir.

Bölge adliye mahkemesi denetimi

Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflar istinaf yoluna başvurabilir. Dosya, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilir. İstinaf denetimi, mahkemenin iş yüküne göre bir yıl veya daha fazla sürebilir. BAM, kararı onar, bozar veya yeniden yargılama yapar. İstinaf başvurusu, kararın kesinleşmesini engeller. Taraflar hukuken halen evli sayılır.

Temyiz denetimi

İstinaf mahkemesinin kararından sonra, şartları taşıyan dosyalar yönünden Yargıtay yolu açıktır. Temyiz denetimi, hukuka uygunluk araştırması yapar. Yargıtay safhası epey uzun süren bir aşamadır. Ortalama bir veya iki yıl süren temyiz denetimi neticesinde verilen karar kesindir. İlk dava tarihinden Yargıtay onamasına dek geçen süre bazen beş yılı bulabilir.

Profesyonel Hukuki Temsilin Yargılama Takvimine Etkileri

Dilekçelerin kanuna uygun hazırlanması, sürelerin kaçırılmaması ve delillerin usulüne uygun ibraz edilmesi, mahkemenin seyrini değiştirir. Hukuk sistemimiz şekli kurallara sıkı sıkıya bağlıdır. Basit bir usul hatası, davanın reddedilmesine ve aylarca süren emeklerin boşa gitmesine sebebiyet verir.

Hak kayıplarının önlenmesi

Türk Borçlar Kanunu ve Medeni Kanun hükümleri, hak arama hürriyetini belirli sürelere bağlamıştır. Cevap verme süreleri, itiraz süreleri ve delil bildirme süreleri hak düşürücü niteliktedir. Belirlenen tarihler kaçırıldığında, o haktan yararlanılması imkansız hale gelir. Titiz bir dosya takibi, bu riskleri ortadan kaldırır.

Hukuki stratejinin doğru kurgulanması

Dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların hangi delillerle kanıtlanacağı, baştan planlanmalıdır. Eksik araştırma ile açılan davalar, karşı tarafın itirazlarıyla sekteye uğrar. Hukuk kurallarına hâkim bir vekil, dosyadaki zayıf ve güçlü yönleri tespit eder. Mahkemenin dikkatini dağıtacak lüzumsuz detaylardan kaçınılarak doğrudan esasa odaklanılır. Doğru delil listesi ve strateji, kararın en kısa sürede çıkmasını destekler.

Mahkeme Masrafları ve Vekalet Ücretleri

Davanın açılması sırasında peşin harç, başvuru harcı ve gider avansı vezneye yatırılır. Gider avansı, tebligat, bilirkişi, keşif ve tanık ücretleri gibi yargılama giderlerini karşılar. Dava süresince masrafların eksilmesi halinde mahkeme tamamlama süresi verir. Bu masrafların zamanında yatırılmaması, usulden red kararlarına zemin hazırlar.

Maddi külfetin taraflara dağılımı

Yargılama giderleri kural dahilinde haksız çıkan tarafa yüklenir. Mahkeme, haklılık payına göre masrafları paylaştırabilir. Davayı kazanan taraf lehine kanuni vekalet ücretine hükmedilir. Bu ücret, avukatın mesleki çabasının bir karşılığı niteliğindedir. Haklı bulunduğunuz bir davada dahi usul hataları yüzünden davanın reddedilmesi, karşı tarafa tazminat ve vekalet ücreti ödemenizi tetikler. Ciddi mali kayıplarla yüzleşmemek adına, prosedürlere azami dikkat edilmelidir.

Hak Arama Hürriyeti ve Adaletin Tecellisi

Aile hukuku uyuşmazlıkları, eşlerin psikolojik manada epey yıprandığı dönemlerdir. Davanın yıllarca sürmesi, yeni bir hayat kurma planlarını erteler. Yasaların tanıdığı hakları en doğru şekilde savunmak, adaletin tecellisini hızlandırır. Hukuki mücadelede yara almadan ilerlemek, yetkin bir avukat desteğiyle mümkündür. Tarafların sükunetini koruyarak sadece ispat yükümlülüklerine odaklanması, davanın selametini güvence altına alır. Kendi başınıza atacağınız yanlış adımlar telafisi imkansız zararlar doğurur. Tüm hukuki haklarınızı güvenceye almak, mahkeme takvimini en aza indirmek gayesiyle uzmanlardan yardım almanız menfaatinizedir. Daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.