Trafik Kazası Sonrası Yapılması Gerekenler

Trafik Kazası Sonrası Yapılması Gerekenler

Trafik Kazası Sonrası Yapılması Gerekenler

Trafik kazası sonrası yapılması gerekenler, anlık gelişen panik haliyle beraber çoğu zaman unutulsa da mülkiyet ve can haklarının korunması adına hayati bir yer tutar. Yollarda her an karşılaşılabilecek bu nahoş durumlar, yasal bir dizi yükümlülüğü beraberinde getirir. Çarpışmanın hemen ardından sükuneti korumak, olası maddi kayıpların önüne geçmek adına atılacak ilk adımdır. Karışıklık veya korku yerine, mevzuatın belirlediği rotayı izlemek tarafların lehine sonuçlar doğurur. Kazanın büyüklüğü ne olursa olsun, soğukkanlı davranmak hatalı işlem yapılmasını engeller.

Kaza Mahallinde Çevre Emniyeti ve Can Güvenliği

Yaşanan sarsıntının ardından ilk hareket, araçtaki bireylerin bedensel bütünlüğünü kontrol etmektir. Ciddi bir yaralanma bulunmuyorsa, öteki sürücülerin ve yayaların canını tehlikeye atmamak adına emniyet tedbirleri alınmalıdır. Aracın dörtlü ikaz lambalarının yakılması, geriden gelenlerin durumu fark etmesine imkan tanır. Yansıtıcı levhaların (reflektör), şehir içi yollarda 30 metre, otoyol gibi hızlı yollarda 150 metre uzağa yerleştirilmesi zincirleme faciaların önüne geçer.

Güvenlik önlemleri alınmadan araçtan dışarı çıkılması, hızlı akışın sürdüğü noktalarda büyük risk barındırır. Emniyet şeridine geçmek yahut güvenli bir alanda beklemek, evrak işlerinden daha mühimdir. Araçların konumu kaza tespit tutanağı adına veri teşkil ettiğinden, yer değiştirmeden evvel mutlaka her açıdan görsel kayıt alınmalıdır. Yolun kayganlığı, hava durumu yahut görüş mesafesi gibi unsurlar da kaza anındaki durumu yansıtması bakımından kayda geçirilmelidir.

Olay Yerinin Belgelenmesi ve Görsel Kayıtlar

Maddi hasarlı bir kazada polise haber vermeden tutanak tutulacaksa, araçların duruş pozisyonları ve plakaları net biçimde kaydedilmelidir. Fotoğrafların sadece hasarlı bölgeyi değil, yolun vaziyetini, trafik levhalarını ve yerdeki fren izlerini de kapsaması bilirkişi incelemesine destek sunar. Geniş açılı çekimler, araçların birbirine göre konumunu ve hangi şeritte bulunduklarını kanıtlamaya yarar.

Çekilen karelerin netliği, sigorta şirketlerinin kusur dağılımı yaparken yanılgıya düşmesini önler. Şayet karşı tarafın alkollü olduğundan şüpheleniliyorsa yahut ehliyeti bulunmuyorsa, araçların konumu bozulmadan kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunulmalıdır. Bu gibi durumlarda tarafların kendi arasında belge düzenlemesi yasal olarak geçerli sayılmaz. Her detayın fotoğraflanması, ileride yaşanabilecek itirazların asılsız kalmasına yol açar.

Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağı Düzenleme

Kaza sonrası iki tarafın uzlaşmaya varması halinde, kaza tespit tutanağı doldurulması safhasına geçilir. Bu formun her iki nüshası da taraflarca ıslak imza ile onaylanmalıdır. Form üzerinde yer alan krokide çarpışma anı ve yönler basit bir şemayla çizilmelidir. Tutanakta yer alan açıklama kısmına, olayın oluş biçimi tarafsız ve berrak bir dille yazılmalıdır.

Evrakların eksiksiz toplanması

Belge doldurulurken karşı tarafın trafik sigortası poliçesi, ehliyeti ve ruhsatının fotoğrafları mutlaka alınmalıdır. Eksik bilgi yahut imza, sigorta ödemelerinin aksamasına yol açar. Şayet karşı taraf tutanak tutmaya yanaşmıyorsa yahut bilgilerini paylaşmıyorsa, vakit kaybetmeden trafik polisine haber verilmelidir. Kamu malına zarar verilmesi yahut taraflardan birinin resmi kurum aracı olması halinde de polis raporu tutulması zorunluluk arz eder.

Kusur oranlarına itiraz hakkı

Tramer üzerinden belirlenen kusur oranları her zaman tarafların beklediği gibi sonuçlanmayabilir. Bu durumda yasal süreler dahilinde itiraz yoluna gidilmelidir. İtirazın haklı bir zemine oturması için olay anındaki fotoğrafların ve tanık beyanlarının tutarlılığı mühimdir. Belge üzerindeki her hane dikkatle doldurulmalı, yanıltıcı beyanlardan kaçınılmalıdır.

Yaralanmalı Veya Can Kayıplı Kazalarda İzlenecek Yol

Şayet kazada bir yaralanma yahut can kaybı mevcutsa, durum maddi hasarlı kaza prosedüründen tamamen ayrılır. Bu noktada tarafların kendi aralarında uzlaşması mümkün değildir. Derhal 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı, sağlık ekipleri ile beraber emniyet güçleri olay yerine çağrılmalıdır. Yaralıların durumuna profesyonel olmayan müdahalelerden sakınılmalı, sadece sağlık ekiplerinin direktifleri izlenmelidir.

Kolluk kuvvetleri tarafından tutulan kaza raporu, adli makamlara intikal eder. Bu rapor, ilerleyen dönemde açılacak tazminat davalarında en kuvvetli delil kabul edilir. Yaralanma durumunda hastaneden alınacak sağlık raporları ve tedavi masraflarını belgeleyen faturalar titizlikle saklanmalıdır. Kazazedelerin bu safhalarda hak kaybına uğramaması adına hukukçu desteği alması önerilir. Konu hakkında detaylı bilgi almak adına uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.

Sigorta Şirketlerine Bildirim ve Hasar Takibi

Kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigorta şirketine hasar ihbarı yapılmalıdır. Bu süre aşıldığında, işlemlerin yürütülmesi zorlaşabilir. İhbar sırasında kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, ehliyet ve ruhsat suretleri teslim edilmelidir. Sigorta şirketi, bu belgeleri aldıktan sonra bir dosya numarası tanımlar ve eksper atamasını gerçekleştirir.

Eksper, aracın üzerindeki hasarı inceleyerek onarım bedellerini ve parçaların değişim durumunu raporlar. Kusur oranları ise merkezi sistem üzerinden netleşir. Taraflardan biri kusur oranına itiraz etmek isterse, belirlenen takvim dahilinde bu hakkını kullanabilir. Sigorta işlemlerinde aksama yaşanmaması için tüm evrakların birer örneği şahsen muhafaza edilmelidir.

Araç Değer Kaybı Tazminatı ve Şartları

Kazada kusuru bulunmayan yahut daha az kusurlu olan taraf, aracının onarılmış olsa dahi piyasa bedelindeki düşüşü talep etme hakkını barındırır. Araç değer kaybı, aracın kaza öncesindeki rayiç bedeli ile kaza sonrası onarılmış halinin bedeli arasındaki farktır. Bu tazminat kalemi, ekseriyetle karşı tarafın trafik sigortasından talep edilir.

Değer kaybı başvurusu yapabilmek için kazanın üzerinden iki yıl geçmemiş olması şarttır. Ayrıca aracın belirli bir kilometre sınırının altında bulunması yahut daha evvel aynı bölgeden hasar almamış olması gibi teknik kriterler incelenir. Hasarın boyutu ne denli büyükse, talep edilecek değer kaybı miktarı da o oranda artar. Bu hakların takibi ve doğru hesaplanması adına profesyonel yardım almak mağduriyeti giderir.

Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri

Ciddi kazalarda sadece araç hasarı değil, kişilerin yaşadığı bedensel ve psikolojik yıkımlar da tazminat konusudur. Yaralanan kişi, tedavi süresince çalışamadığı günlerin kazanç kaybını iş göremezlik tazminatı adı altında talep edebilir. Şayet kazada kalıcı bir sakatlık durumu teşekkül etmişse, maluliyet tazminatı hesaplamaları yapılır. Bu hesaplamalar kişinin yaşı, geliri ve kusur oranına göre bilirkişilerce hazırlanır.

Manevi tazminat ise kazanın yarattığı elem ve üzüntünün bir nebze olsun dindirilmesi gayesiyle talep edilen bir bedeldir. Mahkeme, olayın oluş şekline ve tarafların sosyal durumuna bakarak bir miktara hükmeder. Bu tür davaların karmaşıklığı, uzman görüşü alınmasını elzem kılar. Haklarınızı korumak ve yasal yolları doğru yürütmek adına detaylı bilgi alarak ilerlemek menfaatinize olacaktır.

Kaza Sonrası Araç Onarımı ve İkame Araç Desteği

Sigorta dosyası açıldıktan sonra araç, yetkili yahut özel bir serviste onarıma alınır. Onarım aşamasında orijinal parça kullanımı, aracın güvenliği ve kullanım ömrü adına kritiktir. Çoğu kasko poliçesi, aracın serviste kaldığı süre boyunca mağdur olunmaması adına ikame araç desteği tanır. Kaskosu bulunmayan ancak kazada kusursuz olan taraf ise, aracını kullanamadığı günler için oluşan ulaşım giderlerini karşı taraftan talep edebilir.

Servis aşamasında yapılan işlemlerin dökümü (fatura ve parça listesi) mutlaka dosya halinde saklanmalıdır. İleride aracın satılması durumunda bu belgeler, alıcıya sunulacak şeffaf bir geçmiş vasfı taşır. Ayrıca onarımın kalitesinden memnun kalınmadığında, ilgili servise yahut sigorta şirketine yazılı itirazda bulunma hakkı saklıdır.

Alkol ve Ehliyetsizlik Durumunda Rücu İşlemleri

Trafik sigortası, normal koşullarda karşı tarafın hasarını karşılar. Lakin kazaya sebebiyet veren sürücü alkollü ise yahut geçerli bir ehliyeti yoksa, sigorta şirketi ödediği tutarı kendi sigortalısından geri talep eder. Bu duruma rücu hakkı denir. Alkol sınırının aşılması yahut ehliyet sınıfının araca uygun olmaması, sigorta güvencesini büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Bu sebeple kaza anında karşı tarafın bu gibi durumları mevcutsa, mutlaka kolluk kuvveti çağrılmalıdır. Şahsi beyanlarla tutulan tutanaklarda bu tür detayların gizlenmesi, ileride rücu davalarıyla karşılaşılmasına yol açabilir. Trafik kurallarına uygun hareket etmek, sadece can güvenliğini değil, finansal istikrarı da koruma altına alır.

Tanık Beyanları ve Kamera Kayıtlarının İspat Önemi

Kaza anını gören tanıkların iletişim bilgilerini almak, kusur tespitinde yaşanacak uyuşmazlıklarda kilit rol oynar. Bilhassa ışık ihlali yahut şerit ihlali gibi ispatı güç durumlarda, görgü tanıklarının ifadeleri adli makamlarca dikkate alınır. Çevrede bulunan işletmelerin güvenlik kameraları yahut araç içi kameralar, kazanın gerçek oluş biçimini ortaya koyan en tarafsız kanıtlardır.

Olayın hemen ardından çevredeki kamera noktaları tespit edilmeli ve görüntülerin silinme ihtimaline karşı hızlıca kayıtlar talep edilmelidir. Yasal yollarla bu kayıtların istenmesi adına yine bir hukukçu kanalıyla hareket etmek verimli olur. Delillerin eksiksiz toplanması, davanın seyrini bütünüyle değiştirebilir.

Hukuki Süreçte Dikkat Edilmesi Gereken Süreler

Tazminat taleplerinde zamanaşımı süreleri hayati derecede belirleyicidir. Trafik kazalarından doğan tazminat davalarında yasal süre, failin ve zararın öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her halükarda ise on yıldır. Lakin ceza hukukunu ilgilendiren durumlarda (ölüm yahut yaralanma gibi), daha uzun olan ceza zamanaşımı süreleri tatbik edilebilir.

Sürelerin kaçırılması, haklı olunsa dahi yargı yolunun kapanmasına sebebiyet verir. Bu nedenle kaza sonrası işlemler sadece tamirle kısıtlı kalmamalı, yasal haklar adına da bir takvim belirlenmelidir. Karmaşık hukuki terimler ve prosedürler içinde kaybolmamak adına uzman bir hukuk bürosuna danışmak her zaman en sağlıklı yoldur. İhtiyaç duyduğunuz her an detaylı bilgi hattı üzerinden destek alarak hareket edebilirsiniz.