Miras ortaklığının giderilmesi (izale-i şuyu) davası, birden fazla kişinin mülkiyetinde bulunan taşınır yahut taşınmaz mallardaki paydaşlık durumunu sonlandırmaya yarayan hukuki bir müessesedir. Vefat eden kişinin ardından kalan mal varlığı üzerinde yasal mirasçılar, elbirliği mülkiyeti adı verilen bir rejim altında hak kazanırlar. Bütün mirasçılar oybirliğiyle karar almadıkça mallar üzerinde bağımsız tasarruf işlemleri yapılamaz. Anlaşmaya varılamaması durumunda, paydaşlığı bitiren hukuki bir müdahale zorunluluğa dönüşür. Paylı mülkiyet yahut elbirliği mülkiyeti altındaki malların akıbeti, açılacak bir dava aracılığıyla bütünüyle netliğe kavuşur.
Miras Ortaklığının Giderilmesi Davasının Tarafları
Miras ortaklığını bitirme talebiyle açılan davalarda taraflar, mirasbırakanın yasal ve atanmış mirasçılarını kapsar. Davayı açan kişi veya kişiler davacı sıfatını taşır. Geriye kalan tüm paydaşlar ise davalı pozisyonuna geçer. Davanın görülebilmesi adına bütün paydaşların dosyaya dahil edilmesi mecburi bir kuraldır. Taraflardan birinin vefatı durumunda, o kişinin mirasçıları davaya eklenir. Taraf teşkili eksiksiz biçimde tamamlanır. Mahkeme, taraf teşkili tam anlamıyla bitmeden esasa dair karar veremez. Bütün mirasçıların süreçten haberdar edilmesi, adil bir yargılamanın vazgeçilmez şartları arasında yer alır. Hukuki sürecin hatasız ilerlemesi adına daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Kuralları
Miras hukuku anlaşmazlıklarında mahkemenin doğru seçilmesi vakit kaybını engeller. Bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi çatısı altında toplanır. Yetkili mahkeme ise mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi veya taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
Taşınmazların bulunduğu yer mahkemesinin işlevi
Birden fazla taşınmazın bulunması durumunda, taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılması yeterlidir. Bütün taşınmazlar aynı dava dosyasında karara bağlanır. Yanlış mahkemeye başvurulması durumunda yetkisizlik yahut görevsizlik kararı verilir. Yargılama süresi uzar, taraflar mağduriyet yaşar. Davacı, dilekçesini doğru yetkili mahkemeye bizzat teslim eder. Mahkeme heyeti dilekçeyi inceler, ardından tüm hissedarlara tebligat gönderir.
Ortaklığın Sonlandırılma Yöntemleri
Mahkeme aşamasında ortaklığın bitirilmesi maksadıyla iki ana yöntem tercih edilir. Bunlar aynen taksim ve satış yöntemleridir. Tarafların öncelikli talebi doğrultusunda mahkeme, malların fiziki yapısını inceler. Kanun koyucu, önceliği her daim aynen taksime verir. Fiziki koşullar elvermediğinde doğrudan satış kararı çıkar.
Aynen taksim yolu
Aynen taksim, malın mirasçıların payları oranında fiziksel parçalara ayrılmasıdır. Bir taşınmazın aynen taksim edilebilmesi hususunda belediye imar mevzuatı ile alan büyüklüğü dikkate alınır. Yüzölçümü yeterli gelmeyen araziler parçalara ayrılamaz. Bölündüğünde değerinde ciddi bir düşüş yaşanacak mallar aynen taksime uygun görülmez. Paydaşlar arasında payların eşitlenmesi hedeflenir. Gerekirse ivaz adı verilen bir miktar para ödenerek denkleştirme yapılır. Anlaşma yoksa kura çekimi yöntemiyle paylar dağıtılır.
İcra yoluyla satış işlemleri
Taşınmazın aynen taksimi hukuken yahut fiilen yapılamadığında mahkeme, malın satılarak bedelinin paylaştırılmasına hükmeder. Satış işlemi, mahkeme salonunda değil icra dairesi aracılığıyla yürütülür. Açık artırma usulü benimsenir. Bilirkişi raporu doğrultusunda taşınmazın muhammen bedeli tespit edilir. İhaleye katılmak isteyen kişiler teminat yatırarak artırmaya iştirak ederler. Paydaşlar kendi aralarında anlaşarak ihalenin yalnızca mirasçılar arasında yapılmasını talep edebilirler. Bu talebin geçerliliği tüm mirasçıların onay vermesine bağlıdır. İşlemlerin kusursuz yürümesi maksadıyla daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.
Muhdesatın Aidiyeti İddiaları
Miras kalan arazinin üzerindeki bir bina, ağaç yahut tesis, mirasçılardan birine ait çıkabilir. Hukuk dilinde bu duruma muhdesat adı verilir. Paydaşlardan biri, sözü geçen yapının kendisine ait olduğunu iddia edebilir. Diğer paydaşlar iddiayı kabul ederse, satış bedeli dağıtılırken yapının değeri sadece o kişiye ödenir. Arazinin değeri ise miras payları oranında herkese dağıtılır.
Bekletici mesele kararları
Diğer paydaşlar muhdesat iddiasına itiraz ederse, iddia sahibinin ayrı bir dava açması lazımdır. Bu davaya muhdesatın aidiyetinin tespiti davası denir. Mahkeme, aidiyet davasının sonucunu bekletici mesele yapar. Karar kesinleşene kadar izale-i şuyu dosyası durur. Hak kayıplarının önüne geçmek adına doğru iddialarla yola çıkılmalıdır.
Tarım Arazilerinde Bölünme Şartları
Tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesi, kanunlarla sıkı biçimde sınırlandırılmıştır. Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, tarım arazilerinin belirli bir büyüklüğün altına düşmesini engeller. Arazi büyüklüğü asgari tarımsal sınırların altında kalıyorsa aynen taksim kararı verilemez. Mahkeme öncelikle mirasçılardan ehil mirasçıya arazinin devrini teklif eder. Çiftçilikle uğraşan, toprağı işleme kapasitesi taşıyan mirasçı, bedelini ödeyerek arazinin tamamını alabilir. Anlaşmazlık sürmeye devam ederse arazinin açık artırmayla satılmasına hükmedilir.
Ulaşılamayan Mirasçıların Temsili
Davaya taraf yapılması mecburi mirasçılardan birine veya birkaçına ulaşılamaması, süreci zorlaştıran bir faktördür. Adresi bilinmeyen mirasçılar adına ilanen tebligat yoluna gidilir. Gazete ve internet haber siteleri üzerinden yayımlanan ilanlar sayesinde tebligat yapılmış sayılır. Tüm aramalara rağmen mirasçı bulunamazsa, mahkeme o kişi adına kayyım atar. Kayyım, bulunamayan mirasçının menfaatlerini korumakla görevlendirilir. Satış sonucunda ulaşılamayan mirasçıya düşen para, onun adına açılan bir banka hesabına yatırılır. Böylece yargılamanın kesintiye uğramadan devam etmesine imkan tanınır.
Araçlar ve Taşınır Malların Akıbeti
Sadece ev, arsa, tarla gibi taşınmaz mallar değil; araçlar, iş makineleri, ziynet eşyaları gibi taşınır mallar da davaya konu edilir. Miras bırakanın adına kayıtlı bir otomobilin paylaşımı konusunda uyuşmazlık çıkarsa aynı yola başvurulur. Arabanın fiziksel yapısı gereği ikiye bölünmesi yapılamaz. Doğrudan satış kararı verilir. İcra dairesi, aracın piyasa rayiç değerine bakarak bedel biçer. Araç açık artırmada satılır, bedeli paylaştırılır. Banka hesaplarında duran nakit paranın dağıtımı ise doğrudan mahkeme kararıyla hesaplama yöntemiyle paylara ayrılır.
Yabancı Uyruklu Paydaşların Hakları
Mirasçılar arasında yabancı ülke vatandaşlığı taşıyan kişiler bulunuyorsa, davanın seyri değişir. Yabancıların Türkiye sınırları içerisinde gayrimenkul edinme şartları yasalarla denetlenir. Yabancı mirasçı aynen taksim durumunda taşınmazın bir parçasını kendi adına tescil ettirmek isterse, arazinin yabancıların mülk edinebileceği bölgelerde kalıp kalmadığına bakılır. Şartlar uymuyorsa, yabancı mirasçıya sadece satıştan elde edilecek bedel verilir. Konsolosluklar yahut apostil şerhi taşıyan vekaletnameler aracılığıyla dosyalar yönetilir. Yurt dışı tebligatları aylarca sürebilir. Titiz bir dosya takibi, sürecin uzamasını engeller.
Dava aşamasında taşınmazın kiralanması
Ortaklığın giderilmesi süreci devam ederken malların kimin elinde kalacağı tartışma yaratır. Miras kalan bir evde mirasçılardan yalnızca biri oturmaya devam ediyorsa, diğerlerinin haksız işgal tazminatı talep etme hakkı doğar. Bu hukuki talebe ecrimisil davası adı verilir. Diğer mirasçılar, evi işgal eden kişiye ihtarname çekerek kira bedelini isteyebilirler. Ecrimisil davası ortaklığın bitirilmesi dosyasından ayrı görülür. Ortak malın kiraya verilmesi, sürtüşmeleri önlemenin en barışçıl yoludur. Kiracı evde duruyorsa, kira geliri banka hesaplarına paylaştırılır. Anlaşmazlıkların karmaşıklaşmaması adına daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.
Feragat Sözleşmesi ve Mirasın Reddi
Mirasbırakanın vefatından evvel mirastan feragat sözleşmesi imzalayan kişiler mirasçılık sıfatını kaybeder. Vefatın ardından yasal süre içerisinde mirası reddeden şahıslar da ortaklık yapısından tamamen çıkar. Bu kişilerin davada taraf gösterilmesine lüzum kalmaz. Geriye kalan kişiler üzerinden dava dosyası hazırlanır. Ancak feragat yahut ret işlemlerinin usulüne uygun yapıldığına dikkat edilmelidir. Hatalı işlemler, ilerleyen yıllarda tapu iptal davalarının gündeme gelmesine sebebiyet verir. Kesin hüküm taşıyan mahkeme evrakları dosyaya eksiksiz biçimde eklenir.
Vasiyetname kurallarının bağlayıcılığı
Muris sağlığında düzenlediği bir vasiyetname ile mallarının paylaşım şeklini belirlemişse, işlemler vasiyetnamenin kurallarına tabi tutulur. Vasiyetnamenin iptali davası açılmışsa, ortaklığın giderilmesi dosyası bu davanın neticesini bekler. Bekletici mesele kararı alınarak uyuşmazlığın temeli niteliğindeki vasiyetname konusunun netleşmesi istenir. Saklı paylı mirasçıların tenkis davası açma hakları her daim saklı tutulur.

