Hasta Hakları Nelerdir ve Sağlık Mevzuatındaki Güvenceler

Hasta Hakları Nelerdir ve Sağlık Mevzuatındaki Güvenceler

Hasta Hakları Nelerdir ve Sağlık Mevzuatındaki Güvenceler

Hasta hakları, sağlık hizmetinden faydalanan her ferdin insan haysiyetine yaraşır muamele görmesini güvenceye bağlayan kanuni yetkiler bütünüdür. Tıbbi müdahalelerin her kademesinde şahsın bedensel ve ruhsal bütünlüğünü korumayı hedefler. Tıp biliminin getirdiği imkanlardan adalet ve hakkaniyet dairesinde istifade edilmesi bu hakların merkezinde durur. Bireyler, sağlık kurumlarına adım attıkları andan taburcu edildikleri ana kadar kanunların koruyucu kalkanı altındadır. Sağlık hizmeti alan her yurttaş, haklarını bilerek hareket ettiğinde hem hekim kusurlarını engeller hem de hak kayıplarının önüne geçer.

Hasta Hakları Nelerdir Ve Hukuki Dayanakları Neleri Barındırır?

Sağlık hukuku sahasındaki kurallar, uluslararası sözleşmeler ile iç mevzuat hükümleriyle biçimlenir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan Hasta Hakları Yönetmeliği, bu sahanın başlıca hukuki zeminini teşkil eder. Bu normlar, hekim ile hasta arasındaki bağı yasal güvencelerle tahkim eder.

Anayasa Madde 17 ve kişi dokunulmazlığı ilkesi

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 17, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma hakkını açık bir dille tanır. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı vaziyetler haricinde, kimsenin vücut bütünlüğüne dokunulamaz. Kişinin rızası hilafına bilimsel ve tıbbi tecrübelere tabi tutulması kanunen yasaktır. Anayasa güvencesi altındaki bu kural, hekim ile hasta arasındaki münasebetin meşruiyet sınırlarını çizer. Beden dokunulmazlığı, her türlü medikal müdahaleden üstün tutulur.

Hasta hakları yönetmeliği hükümleri

Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan Hasta Hakları Yönetmeliği, şahısların sağlık hizmeti alırken yararlanabileceği yetkileri ayrıntılarıyla düzenler. Yönetmeliğin beşinci maddesi, sağlık hizmetlerinde adalet ve hakkaniyet ilkelerine riayet edilmesini şart koşar. Altıncı madde uyarınca ırk, dil, din, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç veya ekonomik durum ayrımı gözetilmeksizin herkes eşit hizmet alma yetkisini taşır. Hiçbir kimse hekim yahut hastane personeli tarafından ayrımcılığa maruz bırakılamaz.

Hastalara Tanınan Başlıca Haklar Nelerdir?

Yürürlükteki mevzuat dairesinde kişilere tanınan yetkiler, tıbbi müdahalenin her basamağında hekim ve sağlık kurumuna sarih mükellefiyetler yükler. Hastanın haklarını bilmesi, muhtemel suistimalleri ve hekim kusurlarını bertaraf etmede yüksek kıymet taşır.

Bilgi isteme ve aydınlatılmış onam hakkı

Hasta Hakları Yönetmeliği Madde 15, hastanın sağlık vaziyeti hakkında aydınlatılmasını açık bir kurala bağlar. Birey, hastalığın teşhisi, uygulanacak tedavi yöntemleri, tedavinin taşıdığı riskler, muhtemel faydalar ve alternatif tıp yöntemleri mevzusunda eksiksiz aydınlatılmalıdır. Aydınlatılmış onam, hastanın serbest iradesiyle karar vermesini temin eden en vazgeçilmez hukuki şarttır. Hekim, hastanın kavrayacağı sade bir üslupla bu aydınlatmayı icra etmelidir. Yönetmeliğin 22. maddesi doğrultusunda, kanuni istisnalar haricinde hastanın rızası bulunmaksızın hiçbir cerrahi veya medikal müdahale yapılamaz. Rızanın hukuken geçerli sayılması, hekimin doğru ve eksiksiz aydınlatma yapmasına bağlıdır.

Tedaviyi reddetme ve durdurma hakkı

Hasta Hakları Yönetmeliği Madde 24 uyarınca hasta, kendisine tatbik edilmesi planlanan tedaviyi reddetme yahut başlamış tedaviyi durdurma hakkını haizdir. Kanunen zorunlu haller mahfuz kalmak kaydıyla, reşit ve temyiz kudretine haiz bir birey kendi bedeni üzerindeki tedaviyi sonlandırma serbestisini elinde bulundurur. Hekim, tedavinin reddi durumunda doğabilecek tıbbi neticeleri hastaya aktarmakla mükelleftir. Hasta bu ihtarları dinledikten sonra imzasını atarak tedaviyi bırakabilir.

Mahremiyete saygı ve tıbbi gizlilik hakkı

Hasta Hakları Yönetmeliği Madde 21, hastanın mahremiyetine mutlak surette hürmet edilmesini emreder. Hastanın muayenesi, teşhis işlemleri ve tedavisi gizlilik kaidesine riayet edilerek yürütülür. Hastanın sağlık verileri, rızası dışında üçüncü şahıslarla paylaşılamaz. Türk Ceza Kanunu Madde 136 uyarınca kişisel verilerin hukuka aykırı yollarla başkasına tevdi edilmesi yahut yayılması hapis cezasını doğuran suçlar arasındadır. Tıbbi sırlar, hekimin mesleki sır saklama mükellefiyeti altındadır. Hastanın dosyasındaki bilgiler, adli makamların emirleri haricinde gizli tutulur.

Sağlık kuruluşunu ve hekimi seçme hakkı

Yönetmeliğin 8. ve 9. maddeleri, hastaya sağlık kuruluşunu ve kendisini muayene edecek personeli serbestçe seçme serbestisi tanır. Hasta, mevzuatın tayin ettiği usuller çerçevesinde hekimini değiştirme yetkisini de muhafaza eder. Hekim seçme serbestisi, hasta ile hekim arasındaki itimat bağının kuvvetlenmesine hizmet eder. Hasta, istediği sağlık kurumuna gitme ve hekiminden teşhis konusunda ikinci bir görüş alma imkanını taşır.

Güvenli ortamda hizmet alma hakkı

Yönetmeliğin 25. maddesi doğrultusunda hastalar, can ve mal emniyetlerinin korunduğu hijyenik koşullarda tedavi görme hakkını taşır. Sağlık kurumları, enfeksiyon tehlikelerine karşı tedbir almak ve hastayı dış tehditlerden muhafaza etmekle mükelleftir. Hastane ortamında meydana gelen kazalar ve hijyen noksanlıkları idarenin doğrudan kusurunu teşkil eder.

Hasta Hakları Çiğnendiğinde Hangi Yollara Başvurulur?

Tıbbi uygulama hataları veya personelin kusurlu fiilleri neticesinde hasta haklarının zedelenmesi halinde, mevzuat çeşitli başvuru yollarını açık tutar. Mağdur olan hastalar hakkını aramak amacıyla hem idari hem de adli mercilere müracaat edebilir.

İdari başvuru ve şikayet kanalları

Hakkı ihlal edilen birey, sağlık kuruluşunun bünyesinde bulunan Hasta Hakları Birimi üzerinden vasıtasız şikayette bulunabilir. Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM) ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden müracaat yapılması da mümkündür. İdari yönden personelin disiplin soruşturmasına tabi tutulması talep edilebilir. İnceleme neticesinde kusuru saptanan personel hakkında idari cezalar tatbik edilir.

Tazminat davaları ve hukuki sorumluluk

Hekimin yahut hastanenin kusuru sebebiyle zarara uğrayan kişiler, adli yargıda maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Özel hastanelerde cereyan eden uyuşmazlıklarda Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde vekalet sözleşmesi ve haksız fiil hükümleri işletilir. Kamu hastanelerindeki tıbbi kusurlarda ise idare mahkemelerinde tam yargı davası açılması yoluna gidilir. Sağlık hukukunda dava açma süreleri ve ispat kuralları katı nizamnamelere tabidir. Uyuşmazlığın doğru tespiti bakımından detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.

Ceza yargılaması bakımından suç duyurusu

Taksirle yaralama veya taksirle ölüme sebebiyet verme fiillerinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir. Kamu görevlisi hekimler bakımından 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca soruşturma izni alınması icap eder. Özel sektör hekimleri bakımından ise savcılık soruşturması doğrudan icra edilir.

Sağlık Hukukunda Hak Kaybı Yaşamamak İçin Nelere Dikkat Edilmelidir?

Sağlık hukuku karmaşık mevzuat hükümleri ve tıbbi bilirkişi raporları üzerinden yürüyen teknik bir sahadır. Delillerin zamanında toplanması, epikriz raporlarının eksiksiz temin edilmesi ve zamanaşımı sürelerinin kaçırılmaması hayati kıymet taşır. Tıbbi malpraktis iddialarında usul işlemlerinin titizlikle takibi şarttır. Hak kaybı yaşamamak adına alanında uzman bir avukat desteğiyle hareket edilmesi tavsiye edilir. Haklarınızı eksiksiz öğrenmek ve davanın hukuki boyutlarını netleştirmek adına detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.