Devlet Hastanesinde Doktor Hatasına Karşı Dava Süreci

Devlet Hastanesinde Doktor Hatasına Karşı Dava Süreci

Devlet Hastanesinde Doktor Hatasına Karşı Dava Süreci

Devlet hastanesinde doktor hatasına karşı dava süreci, kamu sağlık kurumlarında hekimlerin kusurlu eylemleri yahut tıbbi ihmalleri neticesinde mağduriyet yaşayan vatandaşların yasal haklarını arama yoludur. Tıbbi müdahale esnasında standart hekimlik uygulamalarından sapılması, tıp dilinde malpraktis şeklinde adlandırılır. Kamu hastanesinde hizmet veren bir tabibin mesleki hatası durumunda izlenecek hukuki yöntem, özel klinik veya vakıf hastanelerindeki uygulamalardan bütünüyle ayrılır. Zarara uğrayan bireyler, mevzuat çerçevesinde zararın tazminini talep etme hakkına sahiptir.

Devlet Hastanesinde Tıbbi Malpraktis Davası Kime Karşı Açılır?

Kamu hastanelerinde yürütülen sağlık hizmeti idari bir faaliyet vasfı taşır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 129. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca memurlar ile diğer kamu görevlilerinin yetkilerini tatbik ederken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları idare aleyhine açılmak mecburiyetindedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 13. maddesi de mezkûr anayasal kuralı pekiştirir.

Vatandaşların doğrudan kamu hekiminin şahsına yönelik adli yargıda tazminat davası ikame etmesi hukuken imkansızdır. Açılacak tam yargı davasında husumet doğrudan doğruya Sağlık Bakanlığı tüzel kişiliğine yöneltilir. Şayet kusurlu cerrahi müdahale yahut tedavi bir üniversite tıp fakültesi hastanesinde vuku bulmuşsa husumet üniversite rektörlüğüne tevcih edilir. Adli tıp incelemeleri neticesinde kamu görevlisinin ağır kusuru saptanırsa, idare hükmedilen tazminat bedelini kusurlu personele rücu etme yoluna gidebilir.

İdareye Ön Başvuru Zorunluluğu Nasıl Yerine Getirilir?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 13. maddesi uyarınca idari eylemlerden ötürü hakları ihlal edilen bireyler doğrudan idare mahkemesinde dava açamaz. İdari dava açma iradesi taşıyan vatandaşın dava açma aşamasından evvel zararın giderilmesi talebiyle Sağlık Bakanlığı bünyesindeki mercilere yazılı müracaatta bulunması şart koşulur.

Söz konusu müracaat dilekçesinde uğranılan bedensel zarar, tedavi safhasındaki tıbbi yanlışlıklar ve talep edilen maddi ile manevi tazminat miktarları açıkça kaydedilmelidir. Başvuru idareye ulaştıktan sonra idarenin otuz günlük cevap verme mühleti işlemeye başlar. İdare müracaatı açıkça reddederse ret tebliğinden itibaren, otuz gün boyunca hiçbir cevap vermeyerek zımni ret durumu vücuda getirirse bu müddetin hitamından itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılmalıdır. Hak kaybı yaşamamak adına usul işlemlerinde hata yapmamak gayesiyle daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.

Tam Yargı Davasında Zamanaşımı Ve Hak Düşürücü Süreler Nelerdir?

Kamu hastanelerinde gerçekleşen hekim hatalarında sürelerin takibi davanın esasına girilebilmesi adına son derece hayatidir. 2577 sayılı Kanun 13. maddesinde tayin olunan sürelere riayet edilmemesi durumunda talep süre aşımı gerekçesiyle usulden reddedilir.

Vatandaşlar zararın ve hekim hatasının öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde idareye yazılı müracaatta bulunmakla mükelleftir. Eylemin üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, her halükarda eylem tarihinden itibaren beş yıl dolduktan sonra tazminat müracaatı gerçekleştirilemez. Şayet kusurlu tıbbi müdahale aynı zamanda Türk Ceza Kanunu bakımından suç teşkil ediyorsa ve uzamış ceza zamanaşımı süresi mevcutsa, Danıştay içtihatları doğrultusunda bu uzamış ceza zamanaşımı süreleri de idari yargıda dikkate alınır.

Hekim Hatası Nedeniyle Hangi Tazminat Kalemleri Talep Edilebilir?

Tıbbi müdahale hatası neticesinde sağlığını kaybeden veya yakınını yitiren bireyler hem maddi hem manevi zararlarının telafisini talep edebilir. Hukuk sistemimiz zarar gören tarafın önceki iktisadi ve bedensel durumuna kavuşturulmasını hedefler.

Talep edilebilecek maddi tazminat kalemleri nelerdir?

Maddi tazminat hesabı somut olayın özelliklerine göre bilirkişi kurulları marifetiyle hesaplanır. İdareden talep edilebilecek başlıca maddi tazminat kalemleri şunlardır

  • Hatalı tedaviyi düzeltmek gayesiyle yapılan tüm ameliyat ve ilaç masrafları
  • Kalıcı sakatlık yahut uzuv kaybı sebebiyle ortaya çıkan çalışma gücü kaybı
  • Hastanın başkasının bakımına muhtaç hale gelmesi neticesinde oluşan bakıcı giderleri
  • Tedavi müddetince mahrum kalınan mesleki kazançlar
  • Hastanın vefatı vuku bulduğunda mirasçıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı
  • Vefat halinde katlanılan cenaze ve defin masrafları

Manevi tazminat hangi koşullarda hükmedilir?

Manevi tazminat, hatalı cerrahi müdahale yahut yanlış teşhis neticesinde mağdurun çektiği derin elem, keder ve ruhsal ızdırabı hafifletmek gayesiyle takdir olunur. Mahkeme heyeti manevi tazminat miktarını tayin ederken tarafların sosyal durumunu, kusurun ağırlığını ve duyulan acının derinliğini gözetir. Manevi tazminat zenginleşme aracı sayılamaz; lakin mağdurun acısını dindirecek tatminkar bir meblağ seviyesinde tayin edilir.

Doktor Hakkında Ceza Soruşturması Nasıl Başlatılır?

Kamu hastanesinde görevli hekimin hatası hastanın yaralanmasına yahut hayatını kaybetmesine sebebiyet vermişse olay adli merciler yönünden ceza hukuku alanına intikal eder. Bu vaziyette Türk Ceza Kanunu 85. maddesi uyarınca taksirle ölüme neden olma veya 89. maddesi gereğince taksirle yaralama suçları gündeme gelir.

Kamu personeli sıfatı taşıyan tabipler hakkında doğrudan savcılık marifetiyle iddianame tanzim olunamaz. 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun ve 7406 sayılı Kanun hükümleri gereğince Sağlık Bakanlığı bünyesinde vazife ifa eden Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından soruşturma izni verilmesi zorunludur. Kurul soruşturma izni vermediği müddetçe savcılık hekim aleyhine ceza davası açamaz. İzin verilmemesi kararına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz yolu açıktır.

Tıbbi Malpraktis Davalarında İspat Yükü Ve Bilirkişi Raporları

İdare mahkemesinde görülen tam yargı davalarında hekimin tıbbi hatası ile meydana gelen netice arasındaki illiyet bağının ispatlanması davanın kaderini belirler. İdarenin hizmet kusurunun varlığı mahkemece re'sen araştırma ilkesi çerçevesinde ele alınır.

Hastane kayıtları, hasta tabelaları, epikriz raporları, ameliyat notları ve laboratuvar neticeleri davanın en kuvvetli delillerini meydana getirir. Mahkeme iddia edilen mesleki hatanın saptanması maksadıyla dosyayı Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesine yahut üniversitelerin tıp fakültesi öğretim üyelerinden müteşekkil uzman bilirkişi kurullarına tevdi eder. Bilirkişi raporu hekimin tıp kurallarına, meslek etiğine ve tıbbi standartlara aykırı davrandığını tespit ederse tazminata hükmedilir.

Kamu Hastanesinde Hukuki Mücadelede Uzman Desteğinin Yeri

Devlet hastanesindeki sağlık personeline karşı açılacak davalar idare hukuku ile tıp biliminin kesiştiği teknik bir alandır. İdareye müracaat sürelerinin kaçırılması, dava dilekçesinde zararın yanlış formüle edilmesi veya delillerin vaktinde toplanmaması telafisi imkansız hak kayıpları doğurabilir.

Vatandaşların bu karmaşık idari ve adli yargılama aşamalarında haklarını güvenceye almaları ve dava aşamalarını doğru yönetmeleri adına tıp hukuku alanında çalışan tecrübeli bir avukata başvurmaları fayda temin eder. Kanuni haklarınızı eksiksiz öğrenmek ve dava hazırlıklarında profesyonel hukuki yardım temin etmek adına daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.