Boşanma Davasını Kadın Açarsa Ne Olur? Kadının Hakları

Boşanma Davasını Kadın Açarsa Ne Olur? Kadının Hakları

Boşanma Davasını Kadın Açarsa Ne Olur? Kadının Hakları

"Boşanma davasını kadın açarsa ne olur, davayı açtığım için haklarımı kaybeder miyim?" sorusu, boşanmayı düşünen pek çok kadının ilk endişesidir. Kısa ve net cevap şudur: Davayı kadının açması, tek başına kadının aleyhine veya lehine bir sonuç doğurmaz. Boşanma sebepleri, nafaka, tazminat, velayet ve mal paylaşımına ilişkin kurallar her iki eş için aynıdır. Davayı açan taraf yalnızca iddialarını ispatlamak ve dava masraflarını peşin yatırmak gibi usule ilişkin yükleri taşır.

Kadın davacı olsa da davalı olsa da tedbir ve yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, çocuklar için velayet ve iştirak nafakası, mal rejiminden doğan alacaklar ve düğünde takılan ziynet eşyaları gibi haklarını şartları varsa talep edebilir. Bu yazıda davayı kadının açması hâlinde süreç adım adım ve kadının hakları başlık başlık anlatılmaktadır.

Davayı Açan Tarafın Hukuki Konumu

Boşanma davasını açan eş "davacı", diğer eş ise "davalı" olur. Bu sıfatlar, hâkimin kimin kusurlu olduğuna dair değerlendirmesini önceden belirlemez. Davacının konumunu etkileyen başlıca hususlar şunlardır:

  • İspat yükü: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca kanunda aksi öngörülmedikçe taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Davayı açan kadın, ileri sürdüğü boşanma sebebini ve karşı tarafın kusurunu tanık, mesaj kaydı, sağlık raporu gibi delillerle ispatlamalıdır. Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması gerekir.
  • Masraflar: Başvuru harcı ve gider avansı dava açılırken davacı tarafından yatırılır. Ekonomik durumu buna elverişli olmayanlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talep edebilir.
  • Yetkili mahkeme: Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesine göre boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Kadın, kendi yerleşim yerindeki aile mahkemesinde dava açabilir.
  • Karşı dava: Davalı eş de kendi iddialarıyla karşı boşanma davası açabilir. Bu durumda iki dava birlikte görülür ve kusur durumu her iki tarafın delilleriyle belirlenir.

Konuya erkek tarafından bakan değerlendirme için erkek boşanma davası açar, kadın kabul etmezse ne olur başlıklı yazıyı da inceleyebilirsiniz.

Anlaşmalı mı, çekişmeli mi?

Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşler birlikte başvurarak ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesiyle anlaşmalı boşanabilir (TMK m.166/3). Bu durumda hâkim tarafları bizzat dinler ve protokolü uygun bulursa boşanmaya karar verir. Anlaşma sağlanamazsa dava çekişmeli olarak görülür; süre genellikle daha uzundur ve kusur tartışması öne çıkar.

Dava Sürerken Kadının Hakları

Boşanma davası açıldığında hâkim, Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi uyarınca davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alır. Bu önlemler özellikle şu konuları kapsar:

  • Tedbir nafakası: Geliri olmayan veya yetersiz olan eş ile çocuklar için dava süresince aylık nafaka bağlanabilir.
  • Barınma: Eşlerin barınmasına, ortak konutun kullanımına ilişkin geçici düzenleme yapılabilir.
  • Çocuklar: Dava süresince çocukların kimin yanında kalacağı ve diğer ebeveynle kişisel ilişki düzenlenir.
  • Mal varlığı: Gerektiğinde eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemler alınabilir.

Dava açıldıktan sonra eşlerin ayrı yaşaması kural olarak terk veya kusur sayılmaz. Şiddet tehlikesi varsa, boşanma davasından bağımsız olarak 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında uzaklaştırma gibi koruyucu tedbirler de talep edilebilir.

Aile konutu tapuda diğer eş adına kayıtlıysa, Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi uyarınca tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasını istemek mümkündür. Bu şerh, konutun diğer eşin rızası olmadan satılmasını veya üzerinde hak kısıtlaması yapılmasını engellemeye yöneliktir.

Boşanma Sonrası Nafaka ve Tazminat Hakları

Kadının boşanma sonrasında talep edebileceği başlıca parasal haklar şunlardır:

HakTemel şartıDayanak
Yoksulluk nafakasıBoşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmak ve kusuru daha ağır olmamakTMK m.175
Maddi tazminatKusursuz veya daha az kusurlu olmak ve boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenmekTMK m.174/1
Manevi tazminatBoşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğramakTMK m.174/2
İştirak nafakasıVelayetin kendisine verilmesiTMK m.182

Yoksulluk nafakasıyla ilgili güncel bir gelişmeye de dikkat etmek gerekir: Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiş; karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış ve iptalin yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Nafakanın süresine ilişkin yeni yasal düzenleme bu yazının hazırlandığı tarihte henüz yasalaşmamıştır. Bu nedenle açılacak davalarda nafaka talebinin güncel mevzuat takip edilerek kurulması önemlidir.

Nafaka ve tazminat talepleri boşanma davasında ileri sürülmezse, Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesi uyarınca boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla istenebilir. Bu süre geçirilirse talep zamanaşımına uğrar.

Velayet ve Çocuk Nafakası

Davayı kadının açması, velayetin kendiliğinden anneye verileceği anlamına gelmez. Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca hâkim, boşanmaya karar verirken ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler. Bu değerlendirmede belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır; çocuğun yaşı, bakım ihtiyacı, eğitim düzeni, ebeveynlerin yaşam koşulları ve idrak çağındaki çocuğun görüşü dikkate alınır. Gerekli görülürse sosyal inceleme raporu alınır.

Velayet kendisine verilen ebeveyn, diğer ebeveynden çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması için iştirak nafakası isteyebilir. Yargıtay uygulamasında koşulları bulunduğunda ortak velayete de hükmedilebildiği kabul edilmektedir; ancak bu, ebeveynler arasında asgari düzeyde iş birliği bulunmasını gerektirir.

Mal Paylaşımı ve Ziynet Eşyaları

1 Ocak 2002'den sonra evlenen ve başka bir mal rejimi seçmeyen eşler arasında yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejimde evlilik süresince emek karşılığı edinilen mallar edinilmiş mal sayılır ve boşanmada her eş, diğerinin edinilmiş mallarındaki artık değerin kural olarak yarısı üzerinde katılma alacağı talep edebilir. Mal kimin adına kayıtlı olursa olsun bu hak doğabilir.

  • Mal rejiminin tasfiyesi genellikle boşanma davasından ayrı bir davada görülür ve sonucu boşanma kararının kesinleşmesine bağlıdır.
  • Bu alacaklar için kural olarak on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.
  • Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davası kaldırıldığından, alacak miktarının baştan bilinmediği dosyalarda dava türü ve talep stratejisi bu değişikliğe göre belirlenmelidir.

Ziynet eşyaları bakımından Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, düğünde kadına takılan altın ve takılar kim tarafından takılmış olursa olsun, aksine bir örf veya anlaşma ispatlanmadıkça kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malıdır. Bu ziynetler erkek tarafından alınıp bozdurulmuşsa, kadın ziynet alacağı davası açarak bunların aynen iadesini veya bedelini isteyebilir.

Soyadı, Bekleme Süresi ve Diğer Sonuçlar

Boşanmanın kadın bakımından bazı kişisel sonuçları da vardır:

  • Soyadı: Türk Medeni Kanunu'nun 173. maddesine göre kadın, boşanmayla evlenmeden önceki soyadını yeniden kazanır. Boşanmış kadın, eski eşinin soyadını taşımakta menfaati olduğunu ve bunun eşe zarar vermeyeceğini ispatlarsa hâkimden bu yönde izin isteyebilir.
  • Bekleme süresi: Kanun'un 132. maddesi uyarınca evlilik sona erdiğinde kadın, sona erme tarihinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe yeniden evlenemez. Doğurmakla bu süre biter; kadının önceki eşinden gebe olmadığı anlaşılırsa veya eski eşler birbiriyle yeniden evlenmek isterse mahkeme bu süreyi kaldırır.
  • Davadan vazgeçme: Davacı kadın, karar kesinleşinceye kadar davasından feragat edebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 311. maddesi uyarınca feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurduğundan, aynı olaylara dayanılarak yeniden dava açılması mümkün olmayabilir. Bu nedenle feragat kararı vermeden önce hukuki destek alınması yerinde olur.

Sık Sorulan Sorular

Boşanma davasını kadın açarsa ne olur?

Davayı kadının açması kadının haklarını azaltmaz veya artırmaz. Kadın davacı olarak iddialarını ispatlamak ve dava masraflarını yatırmakla yükümlü olur; nafaka, tazminat, velayet ve mal paylaşımı hakları ise kusur ve diğer şartlara göre belirlenir.

Davayı açan taraf nafaka alamaz mı?

Böyle bir kural yoktur. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eşe bağlanabilir; davayı kimin açtığı bu değerlendirmede belirleyici değildir.

Boşanma davası açan kadın evden ayrılabilir mi?

Dava açıldıktan sonra eşlerin ayrı yaşaması kural olarak kusur sayılmaz. Ortak konutun kullanımı ve çocukların kimin yanında kalacağı konusunda hâkimden geçici önlem istenebilir.

Kadın boşanma davası açınca düğünde takılan altınlar kimde kalır?

Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre düğünde takılan ziynetler, aksi ispatlanmadıkça kadının kişisel malıdır. Erkek tarafından alınmışsa iadesi veya bedeli ziynet alacağı davasıyla istenebilir.

Boşanan kadın eski eşinin soyadını kullanabilir mi?

Kural olarak kadın evlenmeden önceki soyadına döner. Eski eşin soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun eski eşe zarar vermeyeceğini ispatlayan kadına hâkim izin verebilir.

Özet

  • Davayı kadının açması, haklar bakımından tek başına bir avantaj veya dezavantaj yaratmaz.
  • Davacı, iddialarını ispatlamak ve dava masraflarını yatırmakla yükümlüdür; gerekirse adli yardım istenebilir.
  • Dava süresince tedbir nafakası, barınma ve çocuklarla ilgili geçici önlemler talep edilebilir.
  • Yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat, kusur ve diğer şartlara bağlıdır.
  • Velayette belirleyici olan çocuğun üstün yararıdır.
  • Edinilmiş mallara katılma alacağı ve ziynet alacağı ayrıca talep edilebilir.
  • Boşanma davasında istenmeyen nafaka ve tazminat talepleri için kesinleşmeden itibaren bir yıllık süre vardır.

Boşanma davasının açılması, delillerin hazırlanması, nafaka ve tazminat taleplerinin kurulması ile mal rejimi ve ziynet alacaklarının takibinde Dural Hukuk destek verebilir. Görüşme için 0535 260 74 54 numaralı telefonu arayabilir veya iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Hazırlayan: Dural Hukuk