Evlilikten Önce Alınan Ev Boşanmada Paylaşılır mı?

Evlilikten Önce Alınan Ev Boşanmada Paylaşılır mı?

Evlilikten Önce Alınan Ev Boşanmada Paylaşılır mı?

Boşanma sürecine giren pek çok kişinin aklındaki ilk sorulardan biri "evlilikten önce alınan ev boşanmada paylaşılır mı?" sorusudur. Kısaca cevap vermek gerekirse evlilikten önce alınan ev boşanmada kural olarak paylaşılmaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na (TMK) göre mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan mallar o eşin "kişisel malı" sayılır ve mal rejiminin tasfiyesinde diğer eşe paylaştırılmaz.

Ancak bu kuralın önemli istisnaları vardır. Evin kredisi evlilik sırasında maaşla ödenmişse, diğer eş evin tadilatına para koymuşsa veya ev sonradan satılıp yeni bir ev alınmışsa sonuç değişebilir. Aşağıda evlilik öncesi edinilen konutun boşanmadaki durumu, sık karşılaşılan istisnalar ve aile konutu koruması sade bir dille anlatılmaktadır.

Boşanmada Mal Paylaşımı Hangi Kurallara Göre Yapılır?

Türkiye'de 1 Ocak 2002'den bu yana yasal mal rejimi "edinilmiş mallara katılma" rejimidir. Eşler evlenmeden önce veya evlilik sırasında noterde bir mal rejimi sözleşmesi yaparak başka bir rejim (örneğin mal ayrılığı) seçmedilerse bu rejim kendiliğinden uygulanır. Bu rejimde eşlerin malları iki gruba ayrılır:

  • Edinilmiş mallar: TMK'nın 219. maddesine göre bir eşin mal rejimi süresince karşılığını vererek elde ettiği mallardır. Çalışma karşılığı kazanılan maaşlar, bu maaşlarla alınan mallar ve kişisel malların gelirleri bu gruptadır.
  • Kişisel mallar: TMK'nın 220. maddesine göre eşlerden birinin yalnızca kişisel kullanımına yarayan eşya, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan mallar, sonradan miras veya bağış gibi karşılıksız yollarla elde edilen mallar, manevi tazminat alacakları ve kişisel malların yerine geçen değerlerdir.

Boşanmada paylaşım konusu olan, edinilmiş mallardır. Her eşin edinilmiş mallarından borçlar düşüldükten sonra kalan "artık değerin" yarısı üzerinde diğer eşin katılma alacağı doğar (TMK m.231 ve m.236). Kişisel mallar ise bu hesaba girmez. Evlilikte edinilen malların nasıl paylaşıldığını genel olarak merak ediyorsanız evlilikte edinilmiş malların paylaşımını anlatan yazıya göz atabilirsiniz.

Evlilikten Önce Alınan Ev Neden Kişisel Maldır?

Mal rejimi, evlilik tarihinde başlar. Evlilikten önce satın alınıp tapuda bir eşin adına tescil edilmiş ev, mal rejiminin başlangıcında o eşe ait olduğundan TMK'nın 220. maddesi gereğince kişisel mal sayılır. Evin değerinin evlilik süresince piyasa koşulları nedeniyle artması da bu niteliği değiştirmez; ev kural olarak sahibinde kalır.

Tapu kaydı ve satın alma tarihi bu konuda en önemli delillerdir. Taşınmazlarda mülkiyet kural olarak tapuya tescille kazanıldığından, evin hangi tarihte edinildiği tapu kayıtlarıyla belirlenir. Satış bedelinin evlilikten önce ödendiği ama tescilin evlilikten sonra yapıldığı gibi sınırda durumlarda ise ödemelerin hangi parayla ve hangi tarihte yapıldığı ayrıca incelenir.

Ayrıca TMK'nın 222. maddesi önemli bir ispat kuralı içerir: Belirli bir malın eşlerden birinin kişisel malı olduğunu iddia eden kişi bunu ispat etmek zorundadır; eşlerden birine ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır ve bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Bu nedenle evin evlilikten önce alındığını gösteren tapu kaydı, satış sözleşmesi ve ödeme belgelerinin saklanması önemlidir.

Evlilikten Önce Alınan Ev Hangi Durumlarda Paylaşıma Konu Olabilir?

Ev kişisel mal olsa bile, diğer eşin bazı alacak hakları doğabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar şunlardır:

Kredi taksitleri evlilik sırasında ödendiyse

Evlilikten önce kredili alınan bir evin taksitlerinin bir kısmı evlilik süresince eşin maaşıyla ödenmişse, bu ödemeler edinilmiş mallardan yapılmış sayılır. TMK'nın 230. maddesi, bir eşin kişisel malına ait borcun edinilmiş mallardan ödenmesi hâlinde tasfiyede denkleştirme yapılabileceğini düzenler. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında bu tür durumlarda evin, evlilik sırasında ödenen taksitlerin toplam bedele oranı ölçüsünde edinilmiş mal kabul edildiği ve diğer eşin bu kısım üzerinden alacak hakkı doğduğu görülmektedir. Ev yine sahibinde kalır; diğer eş evden pay değil, para alacağı talep eder.

Diğer eş eve para veya emek koyduysa

Diğer eş, kendi parasıyla evin tadilatına, genişletilmesine veya borcunun ödenmesine katkıda bulunduysa, TMK'nın 227. maddesindeki değer artış payı alacağı gündeme gelebilir. Bu durumda katkıda bulunan eş, katkısı oranında ve evin değerindeki artış dikkate alınarak alacak talep edebilir.

Ev satılıp yeni ev alındıysa

Evlilikten önce alınan ev evlilik sırasında satılıp bedeliyle yeni bir ev alındıysa, yeni ev de kural olarak kişisel malın yerine geçen değer olarak kişisel mal sayılır. Ancak yeni ev için ek olarak evlilik içi birikimlerden veya krediden ödeme yapıldıysa, bu ek kısım edinilmiş mal olarak değerlendirilebilir.

Evden kira geliri elde edildiyse

TMK'nın 219. maddesine göre kişisel malların gelirleri edinilmiş mal sayılır. Evlilikten önce alınan ev kiraya verilmişse evin kendisi kişisel mal olarak kalır; ancak evlilik süresince elde edilip birikmiş kira gelirleri ve bunlarla alınan mallar paylaşım hesabına girebilir.

Farklı Durumların Karşılaştırması

Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan durumlarda kural olarak beklenen sonucu özetler. Somut olayın ayrıntıları, özellikle ödeme belgeleri, sonucu değiştirebilir.

DurumEvin niteliğiDiğer eşin olası hakkı
Ev evlilikten önce peşin alınmışKişisel malKural olarak yok
Ev evlilikten önce kredili alınmış, taksitlerin bir kısmı evlilikte ödenmişEvlilikte ödenen kısım oranında edinilmiş malO kısım üzerinden katılma alacağı
Ev evlilikten önce alınmış, diğer eş tadilata para koymuşKişisel malDeğer artış payı alacağı
Ev ailenin bağışı veya mirasla edinilmişKişisel malKural olarak yok
Ev 1 Ocak 2002'den önce evli olunan dönemde alınmışO dönem için mal ayrılığı rejimi uygulanırKatkı varsa katkı payı alacağı

1 Ocak 2002'den Önce Evlenenler İçin Durum

1 Ocak 2002'den önce evlenen eşler için o tarihe kadar olan dönemde, 743 sayılı eski Türk Kanunu Medenisi'nin mal ayrılığı rejimi uygulanır. 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesi, bu tarihten önceki dönem için eski rejimin, sonraki dönem için ise edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanmasını öngörür.

Mal ayrılığı döneminde alınan bir ev tapuda kimin adına kayıtlıysa ona aittir. Diğer eş, evin alınmasına parasal katkıda bulunduğunu ispat ederse katkı payı alacağı talep edebilir. Bu nedenle uzun süreli evliliklerde evin hangi tarihte ve hangi kaynakla alındığının belirlenmesi, hesaplamanın temelini oluşturur.

Aile Konutu Koruması ve Boşanma Süreci

Evlilikten önce alınan ev kişisel mal olsa bile, eşlerin birlikte yaşadığı ev "aile konutu" niteliği taşıyabilir. TMK'nın 194. maddesine göre eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan aile konutunu devredemez, üzerindeki hakları sınırlayamaz ve aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini feshedemez. Malik olmayan eş, tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteyebilir.

Boşanma davası sürerken hâkim, TMK'nın 169. maddesi uyarınca geçici önlem olarak konutun kullanımını eşlerden birine bırakabilir. Bu, mülkiyetin değiştiği anlamına gelmez; yalnızca dava süresince kimin evde oturacağını belirler. Boşanma kesinleştiğinde aile konutu koruması kural olarak sona erer ve kişisel mal niteliğindeki ev sahibinde kalır.

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler, boşanma davasıyla birlikte veya boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir davayla ileri sürülebilir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre bu talepler için on yıllık zamanaşımı süresi boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işler.

Sık Sorulan Sorular

Evlilikten önce alınan ev boşanmada paylaşılır mı?

Kural olarak hayır. Evlilikten önce alınan ev, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olduğu için kişisel mal sayılır. Ancak kredi taksitlerinin evlilik içinde ödenmesi veya diğer eşin katkısı gibi durumlarda diğer eşin alacak hakkı doğabilir.

Evlenmeden önce alınan evin kredisini evlilikte ödedik, eşim hak sahibi olur mu?

Olabilir. Evlilik süresince maaşla ödenen taksitler edinilmiş mallardan yapılmış ödeme sayılır. Uygulamada evlilikte ödenen taksitlerin toplam bedele oranı kadar kısım için diğer eşin katılma alacağı hesaplanır; ev ise sahibinde kalır.

Nişanlıyken alınan ev boşanmada paylaşılır mı?

Mal rejimi evlilikle başladığından, nişanlılık döneminde bir eşin adına alınan ev kural olarak o eşin kişisel malıdır. Ancak diğer nişanlının bedele katkısı varsa, bu katkının iadesi ayrıca talep edilebilir.

Ailemin aldığı ev boşanmada paylaşılır mı?

Aile tarafından bağışlanan veya miras yoluyla geçen ev, TMK'nın 220. maddesine göre kişisel maldır ve kural olarak paylaşılmaz. Bağışın kime yapıldığı, özellikle düğünde veya evlilik sırasında yapılan bağışlarda ayrıca değerlendirilir.

Boşanmada evden pay almak için ne yapmak gerekir?

Mal rejiminin tasfiyesi için aile mahkemesinde dava açılır. Evin alım tarihi, ödeme belgeleri, kredi dökümleri ve katkıyı gösteren banka kayıtları bu davada en önemli delillerdir.

Özet

  • Evlilikten önce alınan ev, TMK'nın 220. maddesine göre kural olarak kişisel maldır ve boşanmada paylaşılmaz.
  • Evin kredisi evlilik sırasında ödendiyse, ödenen kısım oranında diğer eşin alacak hakkı doğabilir.
  • Diğer eşin eve para veya emek katkısı, değer artış payı alacağına konu olabilir.
  • Kişisel maldan elde edilen kira gelirleri edinilmiş mal sayılır.
  • 1 Ocak 2002'den önceki dönem için mal ayrılığı rejimi ve katkı payı kuralları uygulanır.
  • Aile konutu koruması mülkiyeti değiştirmez; boşanma kesinleşince kural olarak sona erer.

Boşanma sürecinde evin niteliğinin belirlenmesi, alacak hesabı ve mal rejiminin tasfiyesi davası konusunda Dural Hukuk destek verebilir. Büroya 0535 260 74 54 numaralı telefondan veya iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Hazırlayan: Dural Hukuk