Mirasçının Borcundan Dolayı Reddi Miras: Alacaklılar Reddin İptalini İsteyebilir mi?

Mirasçının Borcundan Dolayı Reddi Miras: Alacaklılar Reddin İptalini İsteyebilir mi?

Mirasçının Borcundan Dolayı Reddi Miras: Alacaklılar Reddin İptalini İsteyebilir mi?

Mirasçının borcundan dolayı reddi miras sorusunun kısa cevabı şudur: Kendi borçları olan bir mirasçı da mirası reddedebilir ve bu ret kural olarak geçerlidir. Ancak malvarlığı borçlarına yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, mirasçının alacaklıları veya iflas idaresi ret tarihinden itibaren altı ay içinde reddin iptali davası açabilir (Türk Medeni Kanunu m.617). Dava kabul edilirse miras resmî olarak tasfiye edilir ve reddeden mirasçının payına düşen değerlerden önce dava açan alacaklılar yararlanır.

Bu konuda en sık yapılan hata, iki farklı alacaklı grubunun birbirine karıştırılmasıdır. Vefat eden kişinin (mirasbırakanın) borçlarından kurtulmak için mirası reddetmek, kanunun tanıdığı meşru bir yoldur. Reddin iptali davası ise mirasçının kendi kişisel borçlarıyla ilgilidir ve ancak kanundaki şartlar birlikte gerçekleşirse sonuç doğurur. Bu yazıda borçlu mirasçının mirası reddetmesinin sonuçları, reddin iptali davasının şartları, süresi ve sonucu, tasarrufun iptali davasından farkı ile hem mirasçı hem alacaklı açısından pratik uyarılar anlatılmaktadır.

Borçlu Mirasçı Mirası Reddedebilir mi?

Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 605. maddesine göre yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Ret, mirasçının mirasın açıldığını öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır (TMK m.606 ve m.609). Kanun, ret hakkını mirasçının borçsuz olması şartına bağlamamıştır; hakkında icra takibi bulunan bir kişi de mirası reddedebilir.

Reddin sonucu TMK m.611'de düzenlenmiştir: Yasal mirasçının reddettiği pay, o mirasçı mirasın açılmasından önce ölmüş gibi hak sahiplerine geçer. Bu, çoğu durumda reddedenin payının kendi çocuklarına, çocuğu yoksa diğer mirasçılara geçmesi demektir. Örneğin babasından değeri yüksek bir ev kalan ve hakkında birden fazla icra takibi bulunan bir kardeş mirası reddederse, payı kendi çocuklarına geçer ve alacaklılar bu paya ilk bakışta ulaşamaz. Kanun, bu sonucun alacaklılar aleyhine kullanılmasını önlemek için TMK m.617'deki reddin iptali davasını öngörmüştür.

Mirasın reddinin genel şartları, süresi ve başvuru yöntemi için Mirasın Reddi Nasıl Yapılır? başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

Reddin İptali Davası (TMK m.617) Nedir, Kimler Açabilir?

Reddin iptali davası, borçlu mirasçının alacaklılarını zarara uğratacak şekilde mirası reddetmesi hâlinde alacaklılara tanınan özel bir korumadır. TMK m.617'ye göre malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali davası açabilir.

Davayı açabilecek olanlar mirasçının kendi (kişisel) alacaklılarıdır; mirasçı iflas etmişse dava iflas idaresi tarafından açılır. Vefat eden kişinin alacaklıları bu davayı açamaz; onların korunması için kanunda farklı düzenlemeler bulunur. Aşağıdaki tablo farkı özetlemektedir:

KonuMirasbırakanın alacaklısıMirasçının kendi alacaklısı
Alacağın borçlusuVefat eden kişi (tereke)Mirası reddeden mirasçı
Reddin etkisiReddeden mirasçıdan tereke borcu istenemezMirasçının mirastan alacağı değerlere ulaşamaz
Başvurabileceği yollarEn yakın mirasçıların tamamı reddederse terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi (TMK m.612), son beş yılda mirasbırakandan alınan değerler için mirasçıların sorumluluğu (TMK m.618)Reddin iptali davası (TMK m.617)

Reddin İptali Davasının Şartları Nelerdir?

Reddin iptali davasında mirasçının aczinin hesaplanmasını simgeleyen hesap makinesi ve kalemler

Reddin iptali davasının kabul edilebilmesi için aşağıdaki şartların birlikte bulunması gerekir:

  1. Mirasçının aczi: Ret anında mirasçının kendi malvarlığı borçlarını karşılamaya yetmemelidir. Uygulamada aciz belgesi zorunlu tutulmamakta; aczin icra dosyaları, haciz tutanakları ve malvarlığı kayıtları gibi her türlü delille ispatı mümkün görülmektedir.
  2. Alacaklılara zarar verme amacı: Ret, alacaklıların mirastan gelecek değerlere ulaşmasını engellemek amacıyla yapılmış olmalıdır. Terekenin borçlardan fazla değer taşıması, reddedilen payın mirasçının yakınlarına geçmesi ve retten önce mirasçı hakkında takiplerin bulunması bu amaca işaret eden olgular olarak değerlendirilebilir. İspat yükü davacı alacaklıdadır.
  3. Yeterli güvence verilmemiş olması: Mirasçı veya bir başkası alacakları karşılayacak yeterli güvence (rehin, kefalet, banka teminatı gibi) gösterirse dava açılamaz.
  4. Alacağın retten önce var olması: Uygulamada davacının alacağının ret tarihinden önce doğmuş olması aranmaktadır; retten sonra doğan bir alacak bakımından retle zarar verme amacından söz etmek güçtür.
  5. Süreye uyulması: Dava, ret tarihinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür ve hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Yargıtay kararlarında sürenin ret beyanı tarihinden mi, yoksa beyanın kayda geçirildiği tarihten mi başlayacağı konusunda farklı değerlendirmeler bulunduğundan, güvenli yol süreyi ret beyanının yapıldığı tarihten itibaren hesaplamaktır.

Borca batık, yani borçları malvarlığından fazla olan bir terekenin reddi alacaklılara zarar vermez; çünkü mirasçı mirası kabul etse bile alacaklıların ulaşabileceği net bir değer kalmazdı. Bu nedenle reddin iptali davası pratikte değeri olan, borcu az mirasların reddinde gündeme gelir.

Dava Kabul Edilirse Ne Olur?

Reddedilen miras payının aile içinde kime geçtiğini simgeleyen eski aile fotoğrafları

TMK m.617'nin ikinci fıkrasına göre reddin iptaline karar verilirse mirasın resmî tasfiyesine karar verilir. Resmî tasfiyede tereke malları paraya çevrilir, önce mirasbırakanın borçları ödenir, ardından kalan değer mirasçıların paylarına göre ayrılır.

Reddeden mirasçının payına düşen değerler, önce davayı açan alacaklılara, sonra mirasçının diğer alacaklılarına ödenir. Alacaklar ödendikten sonra artan bir değer olursa bu değer, ret geçerli olsaydı yararlanacak olan mirasçılara, örneğin reddedenin çocuklarına verilir (TMK m.617/3).

Dolayısıyla iptal kararı borçlu mirasçıyı yeniden mirasçı yapmaz ve mirasın ona kalmasını sağlamaz; yalnızca reddedilen payın değerinin alacakların ödenmesinde kullanılmasını sağlar. Davada reddeden mirasçının ve retten yararlanan mirasçıların taraf olarak gösterilmesi uygulamada önem taşır. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; yetki bakımından uygulamada mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi esas alınmaktadır.

Reddin İptali ile Tasarrufun İptali Davası Arasındaki Fark

Borçlu mirasçı bazen mirası reddetmek yerine önce kabul edip ardından payını eşine veya çocuğuna devreder. Bu durumda TMK m.617 değil, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 277 ve devamı maddelerindeki tasarrufun iptali davası gündeme gelir. İki dava sık karıştırıldığı için temel farklar aşağıda gösterilmiştir:

ÖlçütReddin iptali davasıTasarrufun iptali davası
DayanakTMK m.617İİK m.277 vd.
KonusuMirasın reddi beyanıBorçlunun mal veya hak devri (miras payının devri, bağış gibi)
Aciz belgesiUygulamada aranmazKural olarak geçici veya kesin aciz belgesi gerekir
SüreRet tarihinden itibaren 6 ayTasarruftan itibaren 5 yıl (İİK m.284)
SonuçMirasın resmî tasfiyesi, reddedenin payından alacaklılara ödemeAlacaklının devredilen mal üzerinde cebri icra yoluna gidebilmesi

Mirasçı Henüz Reddetmediyse Alacaklı Ne Yapabilir?

Borçlu mirasçı mirası reddetmez ve üç aylık süre geçerse mirasçılık sıfatı kesinleşir. Bu durumda mirasçının paylaşılmamış terekedeki payı, alacaklı açısından haczedilebilir bir değer hâline gelir. Uygulamada alacaklı, icra hukukunun tanıdığı yetkiyle mirasçılık belgesi çıkartıp taşınmazın mirasçılar adına intikalini sağlayabilir ve borçlunun payına haciz koydurabilir. Paylaşılmamış miras payının paraya çevrilmesi için İİK m.121 çerçevesinde icra mahkemesinden yetki alınarak ortaklığın giderilmesi yoluna da başvurulabilir.

Mirasçı süre içinde ret yoluna giderse alacaklının elindeki özel yol çoğunlukla reddin iptali davasıdır. Bu nedenle borçlusunun yakın bir akrabasının vefat ettiğini öğrenen alacaklının, ret beyanında bulunulup bulunulmadığını sulh hukuk mahkemesi kayıtlarından takip etmesi önem taşır.

Mirasçı ve Alacaklı İçin Pratik Uyarılar

  • Ret kendi borçlarınızı silmez: Mirasın reddi yalnızca vefat eden kişinin borçlarından korur; mirasçının kendi borçları aynen devam eder.
  • Değerli bir mirası reddetmeden önce düşünün: Borçlarınız devam ederken değeri yüksek bir mirası reddetmek, alacaklılarınıza dava açma imkânı verebilir ve ek yargılama giderleri doğurabilir.
  • Terekeyi önce tespit edin: Ret kararından önce tapu, banka, araç ve borç kayıtlarıyla terekenin aktif ve pasif durumunu çıkarın.
  • Alacaklı olarak süreyi kaçırmayın: Altı aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra reddin iptali istenemez.
  • Delilleri saklayın: İcra dosyaları, haciz tutanakları, malvarlığı sorgu sonuçları ve tereke kayıtları aczin ve zarar verme amacının ispatında belirleyicidir.

Sık Sorulan Sorular

Mirasçının borcundan dolayı reddi miras yapılırsa alacaklı mirastan pay alabilir mi?

Kural olarak hayır; geçerli bir retle mirasçı hiç mirasçı olmamış sayılır ve alacaklı bu paya haciz koyamaz. Ancak ret, malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı tarafından alacaklılara zarar vermek amacıyla yapılmışsa alacaklı, ret tarihinden itibaren altı ay içinde reddin iptali davası açabilir. Dava kabul edilirse reddedilen paya düşen değerlerden alacağını alabilir.

Reddin iptali davası ne kadar sürede açılmalıdır?

TMK m.617'ye göre dava, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür ve geçtikten sonra dava açma hakkı sona erer. Sürenin başlangıcı konusunda farklı kararlar bulunduğundan ret beyanı tarihinden itibaren hesap yapmak daha güvenlidir.

Borca batık bir mirası reddetmek alacaklılara zarar vermek sayılır mı?

Genellikle hayır. Tereke borca batıksa mirasçı mirası kabul etseydi de alacaklılarının ulaşabileceği net bir değer olmayacaktı. Reddin iptali daha çok değeri borcundan fazla olan bir mirasın reddedilmesi hâlinde gündeme gelir.

Vefat eden kişinin alacaklıları reddin iptali davası açabilir mi?

Hayır. TMK m.617 yalnızca reddeden mirasçının kendi alacaklılarını korur. Mirasbırakanın alacaklıları için en yakın mirasçıların tamamı reddederse terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi (TMK m.612) ve mirasçıların ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan aldıkları değerler bakımından sorumluluğu (TMK m.618) gibi ayrı düzenlemeler vardır.

Reddin iptaline karar verilirse borçlu mirasçı yeniden mirasçı olur mu?

Hayır. İptal kararı üzerine miras resmî olarak tasfiye edilir ve reddedenin payına düşen değerler alacaklılara ödenir. Alacaklar ödendikten sonra artan kısım, ret geçerli olsaydı yararlanacak kişilere verilir.

Ret sonucu payı alan çocuklar, ebeveynlerinin borcundan sorumlu olur mu?

Çocuklar, ebeveynlerinin kişisel borçlarından kendi malvarlıklarıyla sorumlu değildir. Reddin iptali davası kabul edildiğinde alacaklının ulaşabileceği değer, reddedilen payla sınırlıdır.

Özet

  • Borçlu mirasçı da mirası reddedebilir; ret, öğrenmeden itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine beyanla yapılır (TMK m.605, m.606).
  • Reddedilen pay, reddeden mirasın açılmasından önce ölmüş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m.611).
  • Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla reddederse, alacaklılar ret tarihinden itibaren altı ay içinde reddin iptali davası açabilir (TMK m.617/1).
  • Yeterli güvence gösterilirse dava açılamaz; borca batık terekenin reddi kural olarak alacaklılara zarar verme sayılmaz.
  • İptal kararı resmî tasfiyeye yol açar; reddedenin payı önce davacı alacaklılara ödenir (TMK m.617/2-3).
  • Ret yerine miras payı devredilmişse tasarrufun iptali davası gündeme gelir (İİK m.277 vd.).

Reddin iptali davasında aczin, zarar verme amacının ve terekenin gerçek değerinin ispatı somut kayıtlara dayandığından, hem alacaklı hem mirasçı açısından durumun belgelerle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Dural Hukuk, mirasın reddi, reddin iptali davası, tereke tasfiyesi ve icra takipleri konularında destek verebilir. Bilgi almak için 0535 260 74 54 numaralı telefonu arayabilir veya iletişim sayfası üzerinden Dural Hukuk'a ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Hazırlayan: Dural Hukuk