Boşanmadan sonra bağlanan nafaka, koşullar değiştiğinde sonsuza kadar aynı kalmak zorunda değildir. Nafaka kaldırma davası, nafaka ödeyen kişinin ya da bazı durumlarda alacaklının değişen koşulları mahkemeye taşıyarak nafakanın tamamen sona erdirilmesini veya azaltılmasını istediği davadır. Kısa cevap şudur: Yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenmeden fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun sona ermesi veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır. Çocuğa verilen iştirak nafakası ise kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla sona erer.
Nafakanın azaltılması da aynı mantığa dayanır: Tarafların mali durumu önemli ölçüde değişmişse veya hakkaniyet gerektiriyorsa nafakanın düşürülmesi istenebilir. Bu yazıda hangi durumların kaldırma, hangilerinin azaltma sebebi olduğu, davanın nasıl açıldığı ve Anayasa Mahkemesinin süresiz nafakaya ilişkin kararının bugün ne anlama geldiği anlatılmaktadır.
Nafaka Kaldırma ve Azaltma Davası Nedir?
Nafaka kararları, verildikleri tarihteki koşullara göre belirlenir. Zamanla tarafların geliri, sağlık durumu, yaşam düzeni ya da çocuğun ihtiyaçları değişebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu bu değişikliklere göre nafakanın yeniden düzenlenmesine imkân tanır:
- Yoksulluk nafakası için Kanun'un 176. maddesi, kaldırma sebeplerini ve mali durumun değişmesi hâlinde artırma ya da azaltmayı düzenler.
- Çocuk için ödenen iştirak nafakası bakımından Kanun'un 331. maddesi, durumların önemli ölçüde değişmesi hâlinde hâkimin istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyebileceğini veya nafakayı kaldırabileceğini öngörür.
Nafaka türleri ve her birinin hukuki niteliği hakkında genel bir çerçeve için nafaka türleri ve hukuki boyutları başlıklı yazıya göz atabilirsiniz.
Yoksulluk Nafakası Hangi Hâllerde Kaldırılır?
Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin üçüncü fıkrası, irat biçiminde (aylık olarak) ödenen yoksulluk nafakasının sona erme sebeplerini ikiye ayırır. Bazı sebepler nafakayı kendiliğinden sona erdirirken bazıları için mahkeme kararı gerekir:
| Sebep | Nasıl sona erer? |
|---|---|
| Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi | Kendiliğinden |
| Taraflardan birinin ölümü | Kendiliğinden |
| Alacaklının evlenmeksizin fiilen evlilik hayatı sürdürmesi | Mahkeme kararıyla |
| Alacaklının yoksulluğunun ortadan kalkması | Mahkeme kararıyla |
| Alacaklının haysiyetsiz hayat sürmesi | Mahkeme kararıyla |
Fiilen evlilik hayatı sürdürmek ne demektir?
Nafaka alacaklısının resmi nikâh olmaksızın bir başkasıyla karı-koca gibi, süreklilik gösteren bir birliktelik yaşaması bu kapsamda değerlendirilir. Tek tük görüşmeler veya kısa süreli ilişkiler genellikle yeterli görülmez; birlikteliğin devamlılığı ve ortak yaşam düzeni ispatlanmalıdır. Deliller hukuka uygun yollarla elde edilmelidir; özel hayatın gizliliğini ihlal ederek elde edilen kayıtlar hem delil olarak kullanılamayabilir hem de ayrı bir sorumluluk doğurabilir.
Yoksulluğun ortadan kalkması
Alacaklının düzenli ve yeterli bir gelir elde etmeye başlaması, miras yoluyla mal varlığı edinmesi ya da emekli maaşı bağlanması gibi durumlar yoksulluğun sona erdiğini gösterebilir. Ancak her gelir, yoksulluğu tamamen ortadan kaldırmaz. Elde edilen gelirin düzeyi, sürekliliği ve alacaklının yaşam koşulları birlikte değerlendirilir; bazı dosyalarda nafakanın kaldırılması yerine azaltılması yoluna gidilir.
Haysiyetsiz hayat sürme
Kanun bu kavramı tanımlamaz; içeriği mahkeme kararlarıyla şekillenir. Toplumun genel ahlak anlayışıyla açıkça bağdaşmayan ve süreklilik gösteren bir yaşam tarzı bu kapsamda değerlendirilebilir. Kavram dar yorumlanır; kişinin özel hayatına ilişkin her tercih bu sonucu doğurmaz.
Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir?
İştirak nafakası, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma amacı taşıdığı için sona erme sebepleri de çocuğun durumuna bağlıdır:
- Çocuğun ergin olması: Çocuk 18 yaşını doldurduğunda iştirak nafakası kural olarak kendiliğinden sona erer.
- Çocuğun evlenmesi: Evlenme kişiyi ergin kılar; bu durumda da iştirak nafakası sona erer.
- Velayetin değişmesi: Velayet nafaka ödeyen ebeveyne geçerse, nafakanın kaldırılması ve gerekirse diğer ebeveyn aleyhine yeni bir nafaka belirlenmesi gündeme gelir.
- Çocuğun yeterli gelir elde etmesi: Kanun, nafaka belirlenirken çocuğun kendi gelirlerinin de göz önünde tutulacağını öngörür; bu durum azaltma veya kaldırma sebebi olabilir.
Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesi uyarınca ana ve baba durum ve koşullara göre eğitim sona erinceye kadar ona bakmakla yükümlü olabilir. Bu durumda ödeme, ergin çocuğun kendi talebiyle ve ayrı bir hukuki temelde devam edebilir.
Nafaka Azaltma Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Nafakanın tamamen kaldırılmasını gerektirmeyen, ancak mevcut tutarı hakkaniyete aykırı hâle getiren değişiklikler azaltma davasının konusudur. Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin dördüncü fıkrası, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde irat biçimindeki nafakanın artırılmasının veya azaltılmasının istenebileceğini düzenler. Başlıca azaltma sebepleri şunlardır:
- Nafaka yükümlüsünün işini kaybetmesi, emekli olması veya gelirinin ciddi ölçüde düşmesi,
- Yükümlünün ağır bir hastalık veya çalışma gücü kaybı yaşaması,
- Nafaka alacaklısının gelirinin belirgin biçimde artması,
- Yükümlünün bakmakla yükümlü olduğu yeni kişilerin, örneğin yeni doğan çocuklarının bulunması.
Değişikliğin önemli ve geçici olmayan nitelikte olması gerekir. Nafakadan kurtulmak amacıyla kendi isteğiyle işten ayrılmak veya gelirini gizlemek gibi davranışlar, mahkemece hakkaniyete aykırı bulunabilir ve azaltma talebinin reddine yol açabilir.
Süresiz Nafaka ve Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ve yoksulluk nafakasının "süresiz olarak" istenebileceğini öngören ibareyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış; iptal hükmünün yayımdan dokuz ay sonra, yani 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Bu süre içinde yasama organının nafakanın süresine ilişkin yeni kurallar koyması beklenmektedir.
Bu kararla ilgili bilinmesi gereken önemli noktalar şunlardır:
- İptal kararları geriye yürümez; kesinleşmiş yoksulluk nafakası kararları kendiliğinden sona ermez.
- Karar, iştirak nafakasını değil, yoksulluk nafakasının süresine ilişkin ibareyi konu almaktadır.
- Yeni yasal düzenlemenin geçiş hükümleri, mevcut nafakaların akıbetini belirleyecektir. Bu yazının hazırlandığı tarihte söz konusu düzenleme henüz yasalaşmamıştır.
- Karara dayanarak ödemeyi kendiliğinden kesmek, icra takibi ve tazyik hapsi riskini doğurur.
Dava Nasıl Açılır ve Süreç Nasıl İlerler?
Nafaka kaldırma ve azaltma davaları aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Dava kural olarak davalı konumundaki nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Süreç genellikle şu adımlarla ilerler:
- Dava dilekçesinde değişen koşullar ve talep (kaldırma veya azaltma) açıkça belirtilir.
- Gelir belgeleri, SGK kayıtları, sağlık raporları, tanık listesi gibi deliller sunulur.
- Mahkeme, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu araştırır; gerekirse kurumlara yazı yazar ve tanık dinler.
- Toplanan delillere göre nafakanın kaldırılmasına, azaltılmasına veya talebin reddine karar verilir.
Dava devam ederken mevcut nafaka kararı geçerliliğini korur. Kararın hangi tarihten itibaren sonuç doğuracağı somut dosyaya ve hükmün içeriğine göre değişebileceğinden, dava sonuçlanana kadar ödemelere devam edilmesi güvenli olandır. Nafaka alacaklısı yeniden evlendiği hâlde ödeme almaya devam etmişse, bu tarihten sonra ödenen tutarların iadesi ayrıca gündeme gelebilir.
Sık Yapılan Hatalar
Nafaka kaldırma ve azaltma davalarında uygulamada sıkça karşılaşılan hatalar, haklı bir talebin bile sonuçsuz kalmasına yol açabilir:
- Mahkeme kararı beklenmeden ödemeyi kendiliğinden kesmek,
- Değişikliği ispatlayacak belge ve tanıkları önceden hazırlamamak,
- Geçici bir gelir düşüşünü kalıcıymış gibi sunmak,
- Kaldırma talebinin yanında, şartları varsa azaltma talebini kademeli olarak ileri sürmemek,
- Özel hayatın gizliliğini ihlal eden yollarla delil toplamaya çalışmak.
Kaldırma talebi reddedilse bile mahkemenin azaltmaya karar verebilmesi için talebin buna uygun biçimde kurulması önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Çocuğa verilen nafaka hangi durumlarda kesilir?
İştirak nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurması veya evlenmesiyle sona erer. Velayetin nafaka ödeyen ebeveyne geçmesi ya da çocuğun yeterli gelir elde etmesi hâlinde de mahkemeden kaldırma veya azaltma istenebilir.
İştirak nafakası ne zaman sona erer?
Çocuğun ergin olduğu tarihte sona erer. Ergin olan çocuğun eğitimi devam ediyorsa, ana ve babanın bakım yükümlülüğü eğitim süresince devam edebilir; ancak bu ödeme çocuğun kendi talebine dayanır.
Eski eşim evlenmeden biriyle yaşıyorsa nafaka kalkar mı?
Evlenmeksizin fiilen evlilik hayatı sürdürülmesi yoksulluk nafakasının kaldırılma sebeplerindendir; ancak nafaka kendiliğinden kalkmaz. Birlikteliğin süreklilik gösterdiği hukuka uygun delillerle ispatlanmalı ve mahkemeden kaldırma kararı alınmalıdır.
İşsiz kalırsam nafaka düşer mi?
Kendiliğinden düşmez. Gelirdeki önemli ve kalıcı azalma, nafaka azaltma davasında değerlendirilebilir. Kendi isteğiyle işten ayrılma gibi durumlar ise azaltma talebini zayıflatabilir.
Nafaka kaldırma davası ne kadar sürer?
Kanunda belirli bir süre öngörülmemiştir. Mahkemenin iş yükü, sosyal ve ekonomik durum araştırmasının tamamlanması, kurumlarla yazışmalar ve tanıkların dinlenmesi süreyi belirler. Delillerin dava açılırken eksiksiz sunulması süreci kısaltabilir.
Süresiz nafaka Anayasa Mahkemesi kararıyla bitti mi?
Hayır. İptal hükmü 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek ve geriye yürümeyecektir. Mevcut nafakaların akıbeti, çıkarılması beklenen yeni düzenlemenin geçiş hükümlerine göre belli olacaktır.
Özet
- Yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar.
- Fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun sona ermesi ve haysiyetsiz hayat hâllerinde mahkeme kararı gerekir.
- İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer.
- Mali durumun önemli ve kalıcı biçimde değişmesi nafaka azaltma sebebi olabilir.
- Süresiz nafakaya ilişkin iptal kararı 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek, kesinleşmiş kararları kendiliğinden sona erdirmeyecektir.
- Dava sonuçlanana kadar mevcut nafakanın ödenmesine devam edilmelidir.
Nafakanın kaldırılması veya azaltılması için gereken delillerin belirlenmesi, davanın açılması ve takibi konusunda Dural Hukuk destek verebilir. Durumunuzu değerlendirmek için 0535 260 74 54 numaralı telefonu arayabilir veya iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Hazırlayan: Dural Hukuk

