Zamanaşımı süreleri, bir alacağın veya tazminat talebinin mahkeme ya da icra yoluyla ne kadar süre içinde ileri sürülebileceğini belirler. Türk hukukunda genel kural, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde yer alır: Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak kira bedelleri, haksız fiilden doğan tazminatlar, işçilik alacakları, çek ve senetler gibi pek çok alacak için daha kısa özel süreler öngörülmüştür.
Zamanaşımı süresi dolan bir alacak tamamen ortadan kalkmaz; ancak borçlu zamanaşımı itirazında bulunursa alacak dava veya icra yoluyla tahsil edilemez. Bu nedenle sürelerin doğru hesaplanması, hak kaybını önlemenin en önemli adımıdır. Bu yazıda en sık karşılaşılan alacak türleri için zamanaşımı süreleri tablo hâlinde ve sade bir dille anlatılmaktadır.
Zamanaşımı Nedir, Hak Düşürücü Süreden Farkı Nedir?
Zamanaşımı, belirli bir süre geçtikten sonra alacağın dava yoluyla istenebilme imkânının ortadan kalkmasıdır. Zamanaşımına uğramış alacak "eksik borç" hâline gelir: Borçlu isterse ödeyebilir ve ödediğini geri isteyemez; ancak alacaklı ödemeyi zorla elde edemez. Zamanaşımı bir def'idir, yani borçlu tarafından ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz.
Hak düşürücü süre ise hakkın kendisini sona erdirir ve hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Örneğin tasarrufun iptali davası için öngörülen beş yıllık süre ya da işe iade için arabulucuya başvuru süresi hak düşürücü niteliktedir. Hak düşürücü süreler kural olarak durmaz ve kesilmez. Bu ayrım, sürenin kaçırılması hâlinde ortaya çıkacak sonucu doğrudan etkiler.
Genel ve Beş Yıllık Zamanaşımı
Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesine göre genel zamanaşımı süresi on yıldır. Sözleşmeden doğan alacakların büyük kısmı, örneğin satış bedeli, ödünç para alacağı veya sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat, kural olarak bu süreye tabidir.
Kanun'un 147. maddesi ise bazı alacaklar için beş yıllık zamanaşımı öngörür. Bunlar arasında şunlar yer alır:
- Kira bedelleri, anapara faizleri ve diğer dönemsel edimler,
- Otel, lokanta, pansiyon ve benzeri yerlerde konaklama ve yeme içme bedelleri,
- Küçük sanat işlerinden ve küçük çaptaki perakende satışlardan doğan alacaklar,
- Ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortaklar arasında veya ortaklarla ortaklık arasındaki alacaklar,
- Vekâlet, komisyon, acentelik ve ticari simsarlık sözleşmelerinden doğan alacaklar,
- Yüklenicinin ağır kusuru bulunmadığı sürece eser sözleşmesinden doğan alacaklar.
Zamanaşımı Süreleri Tablosu
Aşağıdaki tablo, uygulamada en sık karşılaşılan alacak ve tazminat türleri için zamanaşımı ve önemli süreleri özetler:
| Alacak veya talep türü | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Genel alacaklar (sözleşmeden doğan) | 10 yıl | Alacağın muaccel olması | TBK m.146 |
| Kira bedeli alacağı | 5 yıl | Her kira döneminin muaccel olması | TBK m.147 |
| Vekâlet ve eser sözleşmesinden doğan alacaklar | 5 yıl | Alacağın muaccel olması | TBK m.147 |
| Haksız fiilden doğan tazminat | 2 yıl / 10 yıl | Zararın ve failin öğrenilmesi / fiil tarihi | TBK m.72 |
| Sebepsiz zenginleşme | 2 yıl / 10 yıl | Geri isteme hakkının öğrenilmesi / zenginleşme | TBK m.82 |
| Satılan taşınırdaki ayıp | 2 yıl | Teslim | TBK m.231 |
| Tüketiciye satılan ayıplı mal | 2 yıl | Teslim | 6502 sayılı Kanun m.12 |
| Kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatı ve yıllık izin ücreti | 5 yıl | İş sözleşmesinin sona ermesi | 4857 sayılı Kanun ek m.3 |
| Ücret alacakları | 5 yıl | Alacağın muaccel olması | 4857 sayılı Kanun m.32 |
| Trafik kazasından doğan tazminat | 2 yıl / 10 yıl | Zararın ve failin öğrenilmesi / kaza tarihi | 2918 sayılı Kanun m.109 |
| Boşanmaya bağlı tazminat ve nafaka talepleri | 1 yıl | Boşanma kararının kesinleşmesi | TMK m.178 |
| Çekte müracaat hakları | 6 ay | İbraz süresinin bitimi | TTK m.814 |
| Bono ve poliçede düzenleyene/kabul edene karşı | 3 yıl | Vade | TTK m.749 |
| İlamın icrası | 10 yıl | İlam | İİK m.39 |
Tablodaki iki süreli kalemlerde, kısa süre öğrenmeden itibaren işler; her hâlde uzun süre dolduğunda talep zamanaşımına uğrar. Haksız fiil ve trafik kazasında fiil aynı zamanda daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa, tazminat talebine de bu uzun süre uygulanır.
İş Davalarında Zamanaşımı
İşçilik alacaklarında zamanaşımı, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 2017 yılında önemli ölçüde değişmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen ek 3. maddeye göre kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, kullanılmayan yıllık izin ücreti ve sendikal tazminat için zamanaşımı süresi beş yıldır. Ücret, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti gibi ücret niteliğindeki alacaklar da beş yıllık zamanaşımına tabidir.
İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri ise iş sözleşmesine aykırılığa dayandığından, Yargıtay uygulamasında kural olarak on yıllık genel zamanaşımına tabi tutulmaktadır. İşe iade talebinde ise fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir; bu süre hak düşürücüdür. Konunun ayrıntıları için işçilik alacaklarında zamanaşımını anlatan yazıyı inceleyebilirsiniz.
Kira İlişkisinde Zamanaşımı
Kira bedeli alacakları, dönemsel edim niteliğinde olduğundan Türk Borçlar Kanunu'nun 147. maddesine göre beş yıllık zamanaşımına tabidir. Süre, her kira döneminin ödeme gününden itibaren ayrı ayrı işler. Örneğin 2020 yılının Ocak ayına ait kira bedeli için zamanaşımı, 2025 yılının Ocak ayında dolmuş olur.
Kira ilişkisinden doğan diğer alacaklar, örneğin kiralanana verilen zararın tazmini veya depozitonun iadesi talepleri, kural olarak on yıllık genel zamanaşımına tabidir. Kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu da unutulmamalıdır.
Ayıp, İcra ve Aile Hukukunda Diğer Önemli Süreler
Tabloda yer alanların dışında, uygulamada sıkça gündeme gelen bazı süreler de şunlardır:
- Eser sözleşmesinde ayıp: Türk Borçlar Kanunu'nun 478. maddesine göre yüklenicinin ayıptan sorumluluğu kural olarak teslimden itibaren iki yıl, taşınmaz yapılarda beş yıl; yüklenicinin ağır kusuru varsa yirmi yıldır.
- Taşınmaz satışında ayıp: Taşınmaz satışlarında ayıp nedeniyle sorumluluk, mülkiyetin geçmesinden itibaren beş yıllık süreye tabidir.
- Tasarrufun iptali davası: İcra ve İflas Kanunu'nun 284. maddesine göre tasarruf tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır.
- Mal rejiminin tasfiyesi: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre katılma alacağı, boşanmaya ilişkin bir yıllık süreye değil, on yıllık genel zamanaşımına tabidir.
Zamanaşımı Nasıl Durur ve Kesilir?
Zamanaşımının durması, sürenin belirli bir süre işlememesi; kesilmesi ise o ana kadar işlemiş sürenin silinerek yeni bir sürenin başlaması anlamına gelir.
Zamanaşımının durması
Türk Borçlar Kanunu'nun 153. maddesi, zamanaşımının işlemediği veya durduğu hâlleri sayar. Örneğin evlilik süresince eşlerin birbirinden olan alacakları ve velayet süresince çocukların ana babadan olan alacakları için zamanaşımı işlemez. Ayrıca arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre de zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz.
Zamanaşımının kesilmesi
Türk Borçlar Kanunu'nun 154. maddesine göre zamanaşımı şu hâllerde kesilir:
- Borçlunun borcu ikrar etmesi, örneğin faiz veya kısmi ödeme yapması, rehin veya kefil göstermesi,
- Alacaklının dava açması veya def'i yoluyla alacağını ileri sürmesi,
- Alacaklının icra takibi başlatması veya iflas masasına başvurması.
Kesilmeden sonra zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Alacak bir mahkeme kararıyla belirlenmişse yeni zamanaşımı süresi kural olarak on yıldır. Bu nedenle süresi dolmak üzere olan alacaklar için icra takibi başlatmak veya dava açmak, zamanaşımını kesmenin en etkili yoludur.
12. Yargı Paketi ve dava stratejisi
12. Yargı Paketi ile belirsiz alacak davasına ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi kaldırılmış ve kısmi dava ile talep artırımını düzenleyen 109. maddede değişiklik yapılmıştır. Alacağın tamamı için zamanaşımının kesilip kesilmediği bu davaların türüne göre önem taşıdığından, özellikle işçilik ve tazminat alacaklarında dava stratejisinin yeni düzenleme dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Zamanaşımı süreleri kaç yıldır?
Genel zamanaşımı süresi on yıldır. Kira bedeli, işçilik alacakları ve vekâlet ücreti gibi alacaklarda beş yıl, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmede iki ve on yıl, çekte altı ay gibi özel süreler uygulanır.
Zamanaşımına uğramış borç ödenmek zorunda mı?
Borçlu zamanaşımı itirazında bulunursa alacak dava veya icra yoluyla tahsil edilemez. Ancak borçlu zamanaşımına uğramış borcu kendi isteğiyle öderse, ödediğini geri isteyemez.
Hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alır mı?
Hayır. Zamanaşımı bir def'idir ve borçlu tarafından süresi içinde ileri sürülmelidir. Hak düşürücü süreler ise hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır.
İcra takibi zamanaşımını keser mi?
Evet. Alacaklının icra takibi başlatması zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar. Takip sırasında yapılan bazı işlemler de zamanaşımını yeniden kesebilir.
Kıdem tazminatında zamanaşımı ne kadar?
Kıdem tazminatı için zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren beş yıldır. Bu süre 7036 sayılı Kanun'la getirilmiştir ve yürürlük tarihinden önce sona eren sözleşmeler için geçiş kurallarına dikkat edilmelidir.
Özet
- Genel zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesine göre on yıldır.
- Kira bedelleri, vekâlet ve eser sözleşmesinden doğan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir.
- Haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmede iki ve on yıllık süreler birlikte uygulanır.
- Kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarında süre beş yıldır.
- Zamanaşımı def'idir; hak düşürücü süre ise hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır.
- Dava açmak, icra takibi başlatmak veya borcun ikrarı zamanaşımını keser.
Alacağınızın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti, zamanaşımını kesecek icra takibi veya davanın başlatılması ve karşı tarafın zamanaşımı itirazına karşı savunma hazırlanması konusunda Dural Hukuk'tan destek alabilirsiniz. Dural Hukuk'a 0535 260 74 54 numaralı telefondan veya iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Hazırlayan: Dural Hukuk

